Uğur KakasciYazarlar

Miçotakis’in asıl mesajı: “Şimdi kullanmazsak sonra geç olabilir”

Yunan Başbakanı’nın 6 Eylül’de Selanik’te yaptığı tehditvari açıklama, çok tepki çekti. Miçotakis, adeta “biz çok güçlüyüz, bu gücümüzü de kullanırız” dedi. Uğur Kakasci olayı farklı bir boyuttan bakış açısı ile sunuyor.

Yunanistan’ın son dönemde yaptığı açıklamalar çok dikkatimi çekiyor.

Neredeyse herkes “tehdit” olarak algılıyor.

Ben ise biraz farklı okuyorum:

Bir tehditten çok, gelecekteki güç dengesine dair bir kabul!

Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in son açıklamasında küçük görünen ama stratejik açıdan oldukça ilginç bir cümle var.

F-16’ların modernizasyonu, Rafale’lerin envantere girmesi ve F-35’lerin alınmasından söz ettikten sonra şöyle diyor:

“Bize çok önemli, hatta cesaretle söyleyeyim, bir üstünlük sağlıyor; bunu bir şekilde kullanmadan bırakamayız”.

Burada önce bir düzeltme yapmak gerekiyor.

Orjinalinde Miçotakis’in “hava üstünlüğü” değil, yani üstün askeri güç/üstün silah gücü anlamında bir ifade kullandığını gördüm.

Ancak bağlam oldukça açık:

F-16V + Rafale + F-35

Yunanistan bugün bazı kritik alanlarda kısmen “niteliksel avantaj” elde etmiş durumda.

Ama bu otomatik olarak “Yunanistan hava üstünlüğünü ele geçirdi” anlamına gelir mi?

Bence konu bu kadar basit değil.

Çünkü hava gücü denklemini üç uçak tipiyle anlatamazsınız.

Uçaklar zincirin yalnızca bir halkasıdır.

Dolayısıyla mesele artık sadece:

F-16 vs. Rafale

değildir.

Hatta bunu 1980’lerin katalog mantığıyla çözmeye çalışmak olur.

Geleceğin hava savaşı:

Uçak + füze + radar

olmaktan çıkıyor.

Sensör + insanlı uçak + İHA/UCAV + EH + füze + veri ağı + YZ + müşterek harekat+…

haline geliyor.

Artık mesele hangi tarafın bütün hava muharebe mimarisinin nasıl çalıştığı.

Ve artık savaşlar katalogdaki en güzel uçağa değil, daha iyi çalışan sisteme gidiyor.

Bu nedenle bence açıklama biraz fazla özgüven, biraz fazla PowerPoint.

Fakat Miçotakis’in sözünde bundan daha önemli bir şey var.

Veya istemeden çok daha önemli bir şeyi ifade etmiş.

“Bunu kullanmadan bırakamayız”.

İşte bence asıl kelime burada.

“Üstünlük” değil, “kullanmadan…”

Çünkü o kelime, bugünkü avantaj zannettikleri hususların yarın aynı avantaj olmayabileceğini de hatırlatıyor.

Stratejide buna “fırsat penceresi” denir.

Miçotakis belki de istemeden şunu söyledi:

“Bugün elimizde var olduğuna inandığımız bir fırsat penceresi var ve bunun devam edeceğinden emin değiliz”.

Yani, bu cümle biraz da zaman baskısı kokuyor.

Hatta daha net söyleyelim:

Kalıcı bir üstünlüğünüz olduğuna inanıyorsanız, “bunu kullanmadan bırakamayız” deme ihtiyacınız olmaz!

Yani var olduğuna inandıkları bu avantajın endüstriyel derinlikten yoksun ve zamana bağlı olduğunun farkındalar.

Veya sahip olduklarına inandıkları bu pencerenin bir süre sonra kapanacağını biliyorlar.

Stratejide bazen söylenen değil, “neden şimdi söylendiği” daha önemlidir.

Belki de zaten cevabı da kendi cümlenizin içinde vermişsinizdir.

Miçotakis’ten Türkiye’ye tehdit: “Hava üstünlüğü avantajımız, kullanmadan bırakamayız”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu