Uçuş Tüyoları

Geçen yıl kayıp bagaj sayısı yüzde 23 azaldı

Havacılık sektörü, yolcu sayılarının rekor seviyelere ulaştığı 2025 yılında, pandemi dönemi dışındaki en güçlü performansını sergilerken SITA’nın sektörde referans kabul edilen ve bu yıl 20’ncisi yayımlanan Bagaj BT Analizleri Raporu’na göre, kayıp bagaj oranı yüzde 23 azaldı. Bu konuda son yıllarda hızla artan dijitalleşme önemli bir faktör oldu.

Ancak asıl dikkat çeken nokta, yapılan iyileştirmelere rağmen aksayan bagaj işlemlerinin sektör üzerindeki yüksek maliyetini koruyor olması. 2025 yılında aksayan bagajların havayolu sektörüne maliyeti 6,3 milyar dolar olarak hesaplanırken, aksayan her bir bagajın ortalama maliyeti 260 dolara ulaştı.

Yolcu başına ortalama net kârın yalnızca 8 dolar olduğu dikkate alındığında, aksaklığa uğrayan tek bir bagajın maliyeti 30’dan fazla yolcudan elde edilen kâra karşılık geliyor. Beş aksayan bagaj ise tek bir uçuşun toplam kârını silebilecek büyüklükte bir maliyet yaratıyor.

24 milyon bagaj kayboldu 

Yolcu hacmi, mevcut altyapının karşılayabileceği kapasiteden daha hızlı artmaya devam ediyor. Yalnızca 2025 yılında dünya genelinde 5 milyar yolcu seyahat ederken, 24 milyon bagajda da aksaklık yaşanmaya devam etti. Bununla birlikte uzun vadeli eğilimler olumlu bir tablo çiziyor; aksaklığa uğrayan bagaj oranı 2007 yılından bu yana yaklaşık dörtte üç oranında azaldı.

2025 yılında fark yaratan unsur ise tek bir teknoloji değil, sistemlerin birlikte daha entegre bir şekilde çalışabilmesi oldu. Gerçek zamanlı veri paylaşımı, yapay zekâ destekli yönlendirme sistemleri, biyometrik bagaj teslim noktaları ve yolcuların kullandığı bağlantılı cihazlar bu dönüşümün temel unsurları arasında yer aldı.

SITA Bagaj Portföy Direktörü Nicole Hogg konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bagaj yönetimi yalnızca operasyonel bir süreç olmaktan çıkıp dijital bir hizmete dönüşüyor. Yolcular bagajlarının her an nerede olduğunu bilmek istiyor ve bu sürecin bir parçası olmaya da her geçen gün daha istekli hale geliyor. Bundan sonraki adım ise bugün elimizde bulunan teknolojileri tüm transfer noktalarına, tüm hizmet sağlayıcılarına ve tüm havalimanlarına yaygınlaştırmak. Daha fazla görünürlük sağlamak ve yolculuğun her aşamasını birbirine bağlamak, sektörün yolcuların beklediği güveni tesis etmesinin anahtarı olacak.

Sahadaki uygulamalar da bu yaklaşımın elle tutulur sonuçlarını ortaya koyuyor. Apple’ın Find My özelliğinin SITA WorldTracer® ile entegre edilmesi, uygulamanın henüz ilk yılında kayıp bagaj sayısını %90 azaltırken, geciken bagajların yolculara ulaştırılma süresini de %26 kısalttı. SITA kısa süre önce Google’ın Find Hub konum paylaşımı özelliğini de WorldTracer® platformuna entegre etti. Öte yandan Thai Airways, SITA’nın Auto Reflight çözümü sayesinde dokuz havalimanında bagaj başına yaklaşık üç dakika süren bir işlemi bir saniyeye indirdi.

SITA CEO’su David Lavorel ise şunları söyledi: “Havalimanları her geçen yıl fiziksel kapasitelerinin üst sınırlarına biraz daha yaklaşıyor ve bunun çözümü her zaman yeni terminaller inşa etmek ya da ilave altyapı yatırımları almak değil. Veri, yapay zekâ ve öngörüye dayalı operasyon yönetimi sayesinde check-in’den güvenlik kontrolüne, kapılardan aprona ve bagaj alanlarına kadar mevcut havalimanı altyapısından çok daha yüksek verim almak mümkün. Bagaj yönetiminde elde edilen sonuçlar da bu yaklaşımın işe yaradığını gösteriyor. Total Airport Management gibi çözümler, aynı yaklaşımı havalimanı operasyonlarının tamamına uygulayarak havalimanlarının fiziksel olarak büyümeden artan yolcu talebini karşılayabilmesini sağlıyor.”

Geciken bagaj maliyetin yüzde 70’ini oluşturuyor 

Rapor, bagaj süreçlerinde daha fazla verimlilik sağlanabilecek alanlara da işaret ediyor. Geciken bagajlar, toplam maliyetin yaklaşık %70’ini oluştururken, bu maliyetin büyük bölümü bagajın bulunması, yeniden yönlendirilmesi ve yolcuya ulaştırılmasına yönelik operasyonlardan kaynaklanıyor. Kayıp veya hasarlı bagajlarda ise maliyetin %70’e varan kısmını tazminat ödemeleri oluşturuyor. Aktarma süreçleri, 2025 yılında da %39’luk payla bagaj aksaklıklarının en önemli nedeni olmayı sürdürürken bu oran, bir önceki yıl %41 olarak kaydedilmişti.

Sektörün yol haritası net. Havayolu şirketlerinin dörtte üçü önümüzdeki iki yıl içinde yapay zekâya yatırım yapmayı planlarken, yarısı yolculara bagajlarının konumuna ilişkin gerçek zamanlı bilgilendirme sunmayı hedefliyor. IATA’nın 753 sayılı kararı kapsamında hayata geçirilen bagaj takip uygulamalarının sektör genelindeki yaygınlığı %50’yi aşarken, bu standardın 2027 yılına kadar tüm sektörde uygulanması hedefleniyor. Bir sonraki aşamada ise bagajların evde etiketlenmesi, araçtan doğrudan teslim alınması ve yolcuyla aynı uçakta taşınmasını gerektirmeyen yeni bagaj çözümleri öne çıkıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu