İstihbarat savaşında her şeyi açık mı ediyoruz? Elektrikli otomobiller ne olacak?

Birer gün arayla çok ilginç açıklamalar arka arkaya geldi. Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, açık istihbarata dikkat çekti. “Gücümüzü anlatırken açık etmeyelim” dedi.
TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Akşit ise, yabancı elektrikli araçların kampüse girişlerine izin verilmediğini söyledi.
Üst üste gelen bu iki açıklama çok çok önemliydi. Gündeme gelmesinin arkasında muhakkak bazı gelişmeler olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.
“Sızıntı oluyor” dendiğinde suçluyu, yanlışı arayacaklarına bunu ortaya çıkaranlara “fatura” kesildiği bir dönemden geçiyoruz.
En tepeden Haluk Hoca buna dikkat çekiyor. Uzun yıllardır TEI’yi yöneten Mahmut Hoca işin arka planını söylüyor. Ama gel gör ki bazıları görmemek içinde at gözlüğünü takmaya devam ediyor. Suç başkasına çıkartılıyor.
Görgün’den çok önemli vurgu
Peki savunmadaki gücümüzü, teknolojimizi, anlatırken neyi açık ediyoruz? TEKNOFEST sırasında Radyo D yayına katılan Prof. Dr. Haluk Görgün şunları söyledi:
“Bir savunma sanayii tesisinde çekilen fotoğrafa çoğumuz aynı gözle bakarız: Yeni bir ürün, başarılı mühendisler, Türkiye’nin ulaştığı teknolojik seviye…
Oysa aynı kareyi başka bir ülkede inceleyen uzman, arka plandaki parçaya, ekrandaki görüntüye veya üretim hattının düzenine dikkat ediyor olabilir.
Bizim gurur duyduğumuz bir fotoğraf, onun üzerinde çalıştığı dosyanın eksik parçasını tamamlayabilir.”

Yabancı elektrikli araçlar risk
İkinci önemli vurguyu TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, her yıl katıldığı Pamukkale Üniversitesi’ndeki sunumunda yaptı. “Gelişen dünyada değişen tehditler, yapay zeka, biyoloji ve genetik” konulu konferansta, internet bağlantılı cihazların ve akıllı ev sistemlerinin de güvenlik riski taşıyabildiğini belirterek, robot süpürgeler, kameralar ve diğer akıllı cihazların kötü niyetli kişiler tarafından kontrol edilebileceğine ilişkin örnekler paylaştı.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre, savunma sanayisinde bilgi güvenliğinin önemini de anlatan Akşit, TEI’de kritik bilgilerin korunması amacıyla internetten fiziksel olarak ayrılmış sistemler kullandıklarını anlattı:
“Bir savaş durumunda ne olacağını bilemezsiniz. Yapay zekayla savaş simülasyonu yaparsanız, yapay zeka hemen her seferinde arabaları füze olarak kullanıyor. Ne demek o. Yerde yürüyen güdümlü füze olarak kullanıyor. Arabanın kontrolünü ele geçiriyor. Seni askeri birliğin kapısına çakıyor. İçinde sen varsın, yoksun, yapay zeka pek ilgilendirmiyor onu. Çok tehlikeli.
Biz Türkiye olarak ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI olarak yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz. Çünkü çok fazla sensör var, kamera, bilmem ne, haritasını çıkarıyor ve kontrolü bizde değil. Yerlilere izin veriyoruz, yazılımı da kontrolü de bizde. Ama tehlike büyük. Allah korusun, bir savaş durumunda ne olacağını bilemezsiniz. Yazılımın kontrolü sizde ise şifreyi, yazılımı değiştirip tekrar güvence altına alabilirsiniz. Ama yazılım ve kontrol başka birindeyse, o ne istiyorsa onu yapar, ne yazık ki.”

Sadece yazılım yeterli mi
Bu tartışmaya Savunma Analisti Arda Mevlütoğlu, önemli bir katkı yaptı:
“Esas olan içinde batarya ve dahi yarıiletken içeren hiçbir şeyin tesislere sokulmamasıdır, nerenin üretimi olursa olsun.
Son yıllarda çeşitli vakalarda açıkça görüldü ki yazılım üzerinde hakimiyet de tek başına yeterli değil; tedarik zinciri üzerinde mutlak kontrol şart.
Sunum, toplantı vb için içeri USB, bilgisayar vb sokulması gerekebilir mutlaka. Bunlar için uygulanabilecek tedbirler de malumdur. Ama otomobilin yerli/yabancı olmasının bu bağlamda neredeyse hiçbir etkisi yoktur.
Haddizatında elektrikli olup olmaması da fark etmez, modern otomobillerin hepsi sensörler ve bilgisayarlarla donatılmış durumda”
Esas olan içinde batarya ve dahi yarıiletken içeren hiçbir şeyin tesislere sokulmamasıdır, nerenin üretimi olursa olsun.
Son yıllarda çeşitli vakalarda açıkça görüldü ki yazılım üzerinde hakimiyet de tek başına yeterli değil; tedarik zinciri üzerinde mutlak kontrol şart.
Sunum, toplantı vb için içeri USB, bilgisayar vb sokulması gerekebilir mutlaka. Bunlar için uygulanabilecek tedbirler de malumdur. Ama otomobilin yerli/yabancı olmasının bu bağlamda neredeyse hiçbir etkisi yoktur.
Haddizatında elektrikli olup olmaması da fark etmez, modern otomobillerin hepsi sensörler ve bilgisayarlarla donatılmış durumda.
— Arda Mevlütoğlu (@orko_8) October 11, 2026
Dünya yapay zeka ile farklı bir noktaya akarken çok dikkat edilmesi gereken bir durum içindeyiz. Önlemlerin çok sık güncellenmesi şart…








