Uçuş Emniyeti

Yazıcıoğlu kazasında gözler bölgede uçan F-4 ve F-16 uçaklarında

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, FETÖ’nün olaydaki rolünü ortaya koyabilecek yeni deliller dosyaya girdi. Helikopterin kırıma uğradığı esnada bölgede uçuş yapan savaş uçaklarının hareketliliği de dikkat çekti.

Yapılan incelemelerde, kaza anında bölgede Amasya 5. Ana Jet Üssü’nden havalanan iki F-16 ile Malatya Erhaç 7. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndan kalkan bir F-4 savaş uçağının bulunduğu belirlendi. Radar kayıtlarında F-4 uçağının bir süre sistemden kaybolduğu, bunun radarın kapatılması, ani irtifa değişikliği ya da alçak uçuştan kaynaklanmış olabileceği değerlendirildi.

Soruşturmada, F-4 savaş uçağının pilotlarından Ali Armağan’ın geçmişi ve bağlantıları da dikkat çeken bulgular arasında yer aldı. Kazadan 5 gün önce uçuş saatini tamamlamak amacıyla Malatya’ya geldiği belirlenen Armağan’ın, ilerleyen süreçte FETÖ üyeliğinden mahkum olduğu tespit edildi.

Soruşturma kapsamında, Armağan’ın 2010 yılından itibaren örgütün gizli operasyonel haberleşme hatlarını kullandığı, dönemin Hava Kuvvetleri mahrem sorumlusu Adil Öksüz ile de yoğun iletişim trafiği içerisinde bulunduğu belirlendi.

Öte yandan, Adil Öksüz’ün evinde ele geçirilen ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen tarafından imzalanan bir kitap üzerinde yapılan incelemede, pilot Ali Armağan’ın eşine ait parmak izine ulaşıldığı tespit edildi.

Soruşturma kapsamında, Hava Kuvvetleri mahrem yapılanmasının kazadan önce ve sonraki yurt içi ile yurt dışı seyahat trafiği de ayrıntılı şekilde incelendi. Yapılan incelemelerde, FETÖ Hava Kuvvetleri mahrem sorumlusu Erol Sağlam’ın kazadan 4 gün önce Malatya’ya giderek buradaki mahrem sorumlu Ali Cingitaş ile görüştüğü belirlendi.

Bu iki ismin ortak irtibat noktası olduğu tespit edilen Cağfer Sarıkaya’nın ise kazadan 2 gün önce, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimleri Adil Öksüz ve Harun Biniş ile birlikte ABD’ye gittiği tespit edildi.

Öte yandan, kazadan 5 gün sonra Malatya mahrem sorumlusu Ali Cingitaş’ın İstanbul’a gittiği, burada daha önce herhangi bir iletişim kaydı bulunmayan, darbe girişiminin Akıncı Üssü’ndeki yöneticilerinden Kemal Batmaz ile yüz yüze görüştüğünün ortaya çıktığı öğrenildi.

“‘Tereyağından kıl çeker gibi halledildi’ denildi”

Soruşturmada, örgütün mülki idare mahrem yapılanmasında görevli Ömer Hakan Kısıkkaya ile Elazığ il sorumlusu Mehmet Durakoğlu arasında geçtiği belirlenen ByLock yazışmaları da dosyaya girdi. Yazışmaların, kazanın örgüt hiyerarşisi içerisindeki yansımalarına ilişkin önemli bulgular içerdiği değerlendirildi.

Yazışmalarda, Durakoğlu’nun olayın hemen ardından İzmir’e giderek üst düzey örgüt mensuplarıyla görüştüğünü, İstanbul’da bir heyetin toplandığını ve “tereyağından kıl çeker gibi işin halledildiğini” yazdığı tespit edildi. Mesajın devamında ise örgüt elebaşı Gülen’in olayla ilgili “sürecin en sıkıntılı hadisesiydi” ifadelerini kullandığının kayıtlara geçtiği belirlendi.

Bakandan açıklama

Dosyaya ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle yürütüldüğünü vurguladı. Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında bugüne kadar 29 şüpheli hakkında işlem yapıldığını belirterek, bunlardan 27’sinin gözaltına alındığını, 19’unun tutuklandığını, 8’i hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını açıkladı.

Gürlek, diğer 2 şüphelinin ise başka dosyalardan cezaevinde tutuklu bulunduğunu ifade etti.

FETÖ bağlantıları

Soruşturma dosyasında FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasına ilişkin bağlantıların da detaylı şekilde incelendiğini kaydeden Gürlek, örgütsel irtibatlar, 15 Temmuz darbe girişiminin firari sanıklarından Adil Öksüz ile bağlantılar, ByLock yazışmaları ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin tüm hususların deliller çerçevesinde değerlendirildiğini söyledi.

Dosyanın yalnızca geçmişte yaşanan elim bir kazanın soruşturulmasından ibaret olmadığını belirten Gürlek, devletin kılcal damarlarına sızarak gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye çalışan FETÖ’nün izlerinin de araştırıldığını ifade etti. Yargı makamlarının hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller doğrultusunda maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi.

“Hiçbir şüphe cevapsız bırakılmayacak”

Soruşturmanın kapsamına ilişkin kararlılık mesajı veren Gürlek, “Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir.” ifadelerini kullandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürüttüğü soruşturmada, FETÖ’nün olaydaki rolüne ilişkin yeni delillere ulaşıldı. Savaş uçaklarının uçuş kayıtları, mahrem sorumluların irtibat trafiği, ByLock yazışmaları ve itirafçı beyanlarının dosyaya girmesiyle soruşturma genişledi. (Sabah)

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu