Havalimanları

Ersel Göral: “İstanbul Havalimanı bizi pozitif etkiledi”

Sabiha Gökçen Havalimanı CEO’su Ersel Göral, Sabah Gazetesi’nden Hülya Güler’e konuştu. İstanbul’un iki havalimanına ihtiyacı olduğunu belirten Göral, “İstanbul Havalimanı bizi pozitif etkiledi. Yalova, Bursa gibi İstanbul’un çevresinde evleri olan Ortadoğulular için çok önemli bir destinasyon haline geldik” dedi.

Türk havacılık sektörünün dünyaya göre daha hızlı toparlanmasını bekleyen Göral, Sabiha Gökçen ve İstanbul Havalimanı ile ilgili ezber bozan açıklamalar yaptı. Türkiye’nin ve İstanbul’un her iki havalimanına da ihtiyacı olduğunu söyleyen Göral, “Düşünülenin aksine İstanbul Havalimanı bizi olumlu etkiledi. Her iki havalimanı birbirini destekleyen ve tamamlayan konumda” dedi. İşte Göral’ın çarpıcı değerlendirmeleri…

Pandemi sürecinde, herkes elbette, sürecin nasıl atlatıldığını son 4 ayda neler yaptıklarını konuşuyor. Ancak dilerseniz bir biz bu kez birçok kişinin aklındaki soruyla başlayalım. İstanbul Havalimanı’nın açılması Sabiha Gökçen’i nasıl etkiledi?

Öncelikle şunu söyleyelim son derece önemli bir proje ve düşünülenin aksine İstanbul Havalimanı, bizi de pozitif etkiledi. Çünkü yeni havalimanın hizmete girmesiyle birlikte özellikle bu bölgeye ve çevre illere hizmet veren bazı havayolu şirketleri Sabiha Gökçen’den uçmak istediler. Yalova, Bursa gibi İstanbul’un çevresinde evleri olan Ortadoğulular için biz çok önemli bir destinasyonuz. Biz evlerine yakınız diye özellikle buraya uçuyorlar.

Biraz diplomatik bir cevap mı oldu bu?

Hayır, diplomatik bir cevap değil. Gerçekten bizi pozitif etkiledi İstanbul Havalimanı. Pazarı büyüten her oyuncu bize yarar. Örneğin Kuveyt’ten bize uçan 4 havayolu var. Sadece Kuveyt’ten. Pazarın büyümesi her açıdan hepimize yarar. Zaten bu pozitif etki 2019 rakamlarına da yansıdı. Gerçek şu ki İstanbul’un bu iki havalimanına da ihtiyacı var. Tek başına İstanbul Havalimanı ya da tek başına Sabiha Gökçen bu potansiyele cevap veremez. Dolayısıyla bu iki havalimanının da işlevsel olması önemli. Biz tek başımıza 35.5 milyon yolcu yaptık. İstanbul da Atatürk havalimanı ile birlikte geçen yıl 65 milyon yolcu yaptı gecen. Bu ikisi birlikte 100 milyon yolcuya hizmet demek. 100 milyonluk bir hacimden bahsediyoruz bunu tek bir havalimanından yönetmek çok kolay değil. İki havalimanı da birbirine destek ve birbirini tamamlayan konumda. Bu şehrin de, bölgenin de ülkemizin de bu iki havalimanına ihtiyacı var. Bizi İstanbul Havalimanı’ndan çok İstanbul-İzmir otoyolu daha çok etkiledi.

Nasıl?

Bizim geçen yıl yolcu sayımız yüzde 5 arttı ama bu artışın yüzde 22’si dış hatlardan geldi. İç hat yolcu sayımız düştü bizim. Bunun iki nedeni var birincisi bu yeni yollar, ikincisi hızlı tren. Ankara-İstanbul arasında birçok insan yüksek hızlı treni tercih ediyor artık. İstanbul-İzmir arasında da karayolu cazip hale geldi. Bu çeşitlilik güzel aslında. Ülkenin menfaati için bütün bunlar güzel şeyler.

Avrupa’nın 12. Büyük havalimanıyız dediniz. Sabiha Gökçen’in havacılık sektörü içindeki konumunu biraz anlatabilir misiniz?

Geçen yıl yakaladığımız 35.5 milyon yolcu ile Avrupa’nın birçok başkent havalimanından daha çok yolcuya hizmet verdik. Örneğin Berlin’den daha fazla yolcumuz vardı. Helsinki’den, Oslo’dan ve Kopenhag’dan daha çok yolcuya hizmet verdik. Sabiha Gökçen özelleştiği 2008’den bu yana hem yolcu sayısı hem uçak sayısı anlamında sürekli büyüyen bir havalimanı. Hatta 2007-2015 yılları arasında 7 yıl üst üste Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı oldu. Bunlar çok önemli rakamlar.

2019 performansınız nasıldı ve pandemi yılı 2020’nin ilk yarısını nasıl geçirdiniz?

2019 bizim için çok parlak bir yıldı. Hem yolcu performansı hem de bunların finansallara yansıması anlamında. Biz 2019’u 35.5 milyon yolcu ile kapattık. Bu bizim için bir rekor sayıydı. Bu rakamlarla Türkiye’nin ikinci Avrupa’nın 12. Büyük havalimanı olduk. 2019’u güzel kapattık, yolcu sayımız arttı, gelirlerimiz arttı, karlılığımız arttı, şirketimiz ilk kez net kar yazdı. 2020’ye de çok güzel başladık. Ocak şubat ayı bütçe hedeflerimizin üzerinde başladı. Hatta dış hat yolcumuzu geçen yıla göre yüzde 21 arttırdık ancak mart başı itibarıyla senaryo tamamen değişti herkese olduğu gibi. 28 Mart’tan itibaren de hiç uçak, hiç yolcu olmayınca havalimanını kapatma kararı aldık. Nisan sonuna kadar da kapalıydık.

Havalimanları, içindeki her birimiyle 365 gün 24 saat çalışan yerler. Tam anlamıyla kapattınız mı havalimanını, operasyonları durdunuz mu?

2 ay kapalı kaldık ve bu süreçte boş durmadık, ilk etapta hedeflerimizi gözden geçirdik. İstihdamı korumak üzere önlemlerimizi aldık, ileriye dönük bu dönemi atlatabilmek için bir yol haritası çizdik. Çok yoğun bir havalimanıyız 7-24 hizmet veriyorduk bu süreci normalde çok iyi planlayarak yapmak durumunda kaldığımızı yenileme, bakım ve kapasite artırım yatırımlarını tamamlayarak geçirdik. Bu anlamda bizim için fırsat dönemi de oldu diyebiliriz. Haziran itibariyle uçuşlarımız başladı. Performansımız hala geçen yılın altında ama bugün itibariyle günlük yolcu sayımız 40 binin üzerine çıktı. Geçen sene aynı dönemde 100-110 binin üzerindeydi. Yani geçen yılın yaklaşık yüzde 40’ını yakaladık. Ağırlıklı iç hat yolcusu var. Dış hat da artacak ama onda karşılıklı ülkelerin izin vermesi gerekiyor.

AB TÜRKİYE’YE UÇUŞ İZNİNİ DAHA FAZLA GECİKTİREMEZ

Türkiye’nin birçok gelişmiş ülkeye kıyasla pandemi ile mücadelesindeki başarısı ortada iken size Avrupa neden buraya uçuşları açmıyor?

Biraz kendi pazarlarını koruma kaygısı var tabi Avrupa’da. İspanya ve Yunanistan’da ekonomilerin önemli bir bölümü turizm gelirlerinden besleniyor. AB de doğal olarak paranın bu bölgeden çıkmaması adına biraz bu iki ülkeyi korumak için Türkiye’ye uçuş izni verilmesini geciktiriyor. Uçuşların açılması biraz gecikebilir ama ne kadar derseniz bence çok uzun sürmez. Bizim oraya onların da buraya gelmeye ihtiyacı var. Ekonomiler çok entegre çünkü.

UÇAKLARA EL BAGAJI KABUL ETMİYORUZ

Havalimanları virüsün bulaşması konusunda en çok endişe duyulan ortamlar. Siz ne düşünüyorsunuz, bulaşmayı engellemek için ne tür önlemler aldınız?

Maske, mesafe ve hijyen… Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün belirlediği standartları uyguluyoruz, ilgili sertifikamızı aldık. Havalimanlarında uygulanan tüm önlemler bizde de geçerli. Terminallere maskesiz kimseyi almıyoruz, yolcu yakınları zaten giremiyor içeri. Uçaklara el bagajı kabul etmiyoruz. Sadece bebek bakım malzemeleri, küçük bir dizüstü bilgisayar çantası veya küçük el çantası kabul ediyoruz. Güvenlik noktalarındaki tüm eşyalar her şey sürekli temizleniyor. Terminal binasına klimalarla yüzde 100 temiz hava veriyoruz. En az evinizdeki gibi güvenli bir ortam sunuyoruz.

KAYIP 500 MİLYAR DOLARDAN FAZLA

Pandemiden en olumsuz etkilenen sektörlerden biri havacılık. Durum nedir, ne zaman nasıl toparlanır?

Toparlanma süreci diğer sektörlere göre daha hızlı olacaktır ama kayıp elbette çok büyük. Havacılık sektörü sadece Türkiye’de değil dünyada da en çok kayba uğrayan bir sektör. Şu an 500 milyar dolardan daha büyük bir kayıp var. Dünyada 26 bin uçak var. Şu an uçan uçak sayısı 6 binler civarında. 20 binden fazla uçak yerdeydi nisan mayıs aylarında. Türkiye’de de 573 uçak var. Bunların 500’den fazlası nisan mayıs ayı boyunca yerdeydi. Önceki kriz dönemlerine baktığımızda havacılık sektörü Türkiye’de en hızlı toparlanan sektör. Bu pandemi krizinde de Türk havacılık sektörünün dünyadan daha hızlı toparlanmasını bekliyoruz.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda operasyonları destekleyen robotla poz veren Ersel Göral, “İçeriye yüzde 100 temiz hava veriyoruz. Maske, mesafe, hijyen kurallarına uyduğunuz sürece evinizdeki gibi güvendesiniz. Havalimanındaki robotumuz da sosyal mesafenin aşıldığı, yığılma anlarında yolcularımızı uyarıyor” dedi.

İSTİHDAMI KORUMAK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK

Pandemi döneminde istihdamı korumak için elimizden geleni yapacağız demiştiniz. İstihdamı nasıl koruyacaksınız?

Ne pandemi öncesine dönmek mümkün, ne de kayıpları geri almak mümkün, bu yıl. Dolayısıyla hepimiz için zor. Biz hasarı nasıl en aza indiririz ona bakıyoruz. İstihdamı korumak, çalışanlarımızın bu süreçten minimum etkilenmelerini sağlamak ve operasyonu başarılı bir şekilde kesintisiz devam ettirmek odaklandığımız konular. Sabiha Gökçen olarak bizim kaybımız hem yolcu sayısı hem gelir olarak bu yıl yüzde 50’ler civarında. Bu süreçte özellikle istihdamı korumak adına aldığımız karar doğrultusunda Hükümet’in sunduğu desteklerden büyük fayda gördük. Önümüzdeki dönemde bizim sektörde işten çıkarmalar olabilir ama bizim şirkette olmaz. Bugün itibarıyla 603 kişiyiz. Bu arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu 2008’den bu yana bizimle, çok tecrübeliler. 2021’de yolcu trafiği tekrar geri gelecek diyoruz. O zaman bu arkadaşlara ihtiyacımız olacak.

ÇOĞUNLUK HİSSE HEP MALEZYALILARDA OLACAK

Sabiha Gökçen bir dönem hisse satışı ile gündemdeydi. Satış planı hala masada mı?

Şu an bir satış planı yok. Bundan iki yıl önce bir satış düşüncesi vardı, çok da fazla konuşuldu. Ama doğru fiyat gelmedi. Biz değerli bir şirketiz ve değerimiz her geçen gün artıyor çünkü biz büyüyoruz. Önümüzdeki dönemde doğru bir fiyat oluşursa bir talip olsa bile Malezya Airports hiçbir zaman çoğunluk hisseyi satmayı planlamıyor. Çoğunluk hep bizde olacak. Malezya Airports dünyanın 3. Büyük havalimanı işletmecisi ve Sabiha Gökçen grubun içinde önemli bir yere sahip. Portföyün yüzde 30’unu oluşturan Sabiha Gökçen biraz da grubun büyümek istediği Avrupa, Rusya ve Orta Asya operasyonlarının merkezi konumunda. Grup adına bölgedeki fırsatları biz değerlendiriyoruz.

500 MİLYON EURO’LUK YATIRIM PLANLANIYOR

Pandemi öncesinde planladığınız yatırımlar ne durumda, devam edecek misiniz?

Elbette, Sabiha Gökçen’e Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü ikinci bir pist yapıyor. Pistin Kasım 2020’de devreye alınması planlanıyor. Biz de ikinci bir terminal binası yapmayı planlıyoruz. Haziran ayında başlayacaktık ama pandemi nedeniyle biraz ötelendi. Ancak yatırımı yapmaya kararlıyız. 400 milyon Euro’luk bir terminal binası yatırımı planlamıştı. Şimdi bunu bazı ek yatırımlarla birlikte 500 milyon Euro’ya çıkarmayı planlıyoruz. Bizim ikinci terminal binamız tamamlandığında toplam kapasitemiz 65 milyon yolcuya çıkacak. İstanbul Havalimanın tüm fazlarının tamamlanmasıyla birlikte İstanbul’da 200 milyonun üzerinde bir yolcu kapasitesine sahip olunacak.

GÜVENLİKTE İHMAL SÖZ KONUSU OLAMAZ

Pegasus Havayolları’na ait uçağın pistten çıktığı kaza sonrasında Sabiha Gökçen güvenlik zaafiyeti konusunda gündeme gelmişti. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Havacılık sektöründe fedakarlık yapılamayacak bir alandır güvenlik. Havayolları ve havalimanları her aktör için durum böyledir. O kaza sürecinde de yetkili tüm kurumların da teyid ettiği üzere havalimanımızdan kaynaklı herhangi bir güvenlik sorunu yoktu. Sektörü bilenler bunu biliyor. 35-36 milyon yolcuya hizmet veren bir havalimanında uluslararası güvenlik standartlarının ihmal edilmesi mümkün olabilir mi? Bu süreçte bizi en çok üzen şey herkesin bir anda havacılık uzmanı olup doğru yanlış ayırmadan yorum yapması oldu. Bu işin standardı belli ve bunun ihmal edilmesi mümkün değil, bundan taviz verilmesi mümkün değil

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu