İlk hava şehitlerimizin Şam’daki kabirlerine TİKA tarafından bakım yapıldı
Türk Havacılık Tarihi’nin ilk şehitleri olan ve İstanbul-Kahire seferinde şehitlik mertebesine yükselen Pilot Yüzbaşı Mehmet Fethi Bey, Üsteğmen Sadık Bey ve Üsteğmen Nuri Bey’in Şam’da bulunan kabirlerinin bakımı TİKA tarafından gerçekleştirildi.
Çalışmaları sosyal medya hesabı X üzerinden paylaşan TİKA Başkanı Serkan Kayalar, Suriye’nin başkeni Şam’da Emeviye Camisi’nde bulunan Selahattin Eyyubi Türbesi’nin yanındaki kabre defnedilen şehitlerimizin mezarlıklarının ve anıtın aslına uygun olarak bakım ve tamiratının gerçekleştiğini belirtti.
İstanbul-Kahire seferi
Türk Hava Kuvvetleri 1911’de kurulduktan sonra ilk savaş tecrübesini Balkan Savaşı’nda yaşadı. Ancak Balkan Savaşları’nda alınan yenilginin halk üzerinde oluşturduğu acıların hafifletilmesi için özel bir uçuş yapılması hedeflendi.
O zamanın basit uçakları ile İstanbul’dan başlayacak tur, Kahire’de tamamlanacaktı. Tarihler 8 Şubat 1914 tarihini gösterirken “Muavenet-i Milliye” isimli “Bleriot” uçağında 27 yaşındaki Yüzbaşı Mehmet Fethi Bey ile Rasıt (gözlemci) Üsteğmen Sadık Bey, “Prens Celalettin” isimli “Deperdussin” uçağında Pilot Teğmen Nuri Bey ile Rasıt Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey tura İstanbul’dan başladı.
Fethi ve Sadık Beylerin yer aldığı uçak, İstanbul-Eskişehir-Afyonkarahisar-Konya-Tarsus-Halep-Humus-Beyrut-Şam rotasını takip ederek uçtu ve Şam’a başarıyla indi. Burada yoğun ilgiyle karşılaşan havacılar, bazı gazetecilere röportaj verdi.
İki kahraman havacının yer aldığı uçak, 27 Şubat’ta Şam’dan Kudüs’e uçarken teknik nedenlerle Taberiye gölü yakınlarına düştü. Fethi ve Sadık Beyler kazada hayatlarını kaybederek şehit oldu.
İkinci uçakta yer alan Pilot Teğmen Nuri Bey ile Rasıt Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey, “Prens Celalettin” uçağıyla Humus’tan Şam’a ulaşarak arkadaşlarının cenaze namazına yetişti. Pilot Yüzbaşı Fethi Bey ile Üsteğmen Sadık Bey, büyük bir kalabalığın katıldığı cenaze namazının ardından Emeviye Camisi’nde bulunan Selahattin Eyyubi Türbesi’nin yanındaki kabre defnedildi.
Peş peşe ikinci uçak kazası
Kazadan sonra sefere devam eden Pilot Teğmen Nuri Bey, 11 Mart’ta Yafa’dan kalkışı sırasında uçağının denize düşmesi sonucu boğularak şehit oldu. Yanında bulunan Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ise kazadan sağ kurtuldu.
Pilot Teğmen Nuri Bey, havacı arkadaşları gibi Selahattin Eyyubi Türbesi’nin yanında bulunan kabre gömüldü. Türk havacılarının ilk hava posta hizmeti merhum Nuri Bey tarafından bu sefer sırasında verilmişti.
Yarım kalan seferi tamamlamak üzere Pilot Yüzbaşı Salim Bey ve Rasıt Yüzbaşı Kemal Bey görevlendirildi. Yapılan yardımlardan dolayı “Edremit” ismi verilen, yeni satın alınan “Bleriot” uçağı önce bir gemi ile Beyrut’a gönderildi.
Sefere başlayan uçak, 1 Mayıs’ta Beyrut’tan hareketle Kudüs-El Ariş-Port Said-Tel El Kebir-Kahire-Sakkara-Maadi El Habiri-Kahire-Tanta-İskenderiye rotasıyla 15 Mayıs’ta İskenderiye’ye ulaştı. Havacılar, Mısır’da ilgiyle karşılanırken sefer anısına kartpostal basıldı.
Yüzbaşı Mehmet Fethi Bey ile sefer arkadaşlarının şehit olması Anadolu’da da büyük mateme sebep oldu. Vefat nedeniyle Muğla’nın Meğri kasabasının ismi 1934’te “Fethiye” olarak değiştirildi. Mehmet Fethi anısına 1940’lı yıllarda bir büst anıt da yapıldı. Ayrıca, 2004’te Fethiye’de açılan yeni anıtta birçok şairin onun için yazdığı şiirler de yer aldı.
2001’de tur tekrarlandı
Türk pilotlarının çıktıkları 2 bin 250 kilometrelik “İstanbul-İskenderiye Hava Seyahati”, 2001’de Altın Kanatlar Projesi’yle yeniden gündeme geldi. TRT ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın iş birliğinde yapılan projede o dönem kullanılan uçakların benzerleriyle tarihi sefer tekrarlandı. Uçaklar, o zaman ki adıya Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi’nde üretildi.
Üç bölümlük belgesel halinde yayınlanan seferde, 15 Mayıs 2001’de İstanbul’da düzenlenen törenle yola çıkan uçaklar, eski rotaya mümkün olduğunca sadık kalarak, İskenderiye’ye ulaştı.
Türk havacılık tarihinin ilk şehitleri Fethi, Sadık ve Nuri Beylerin anısına yapılan anıt, İstanbul’un Fatih ilçesinde eski belediye binası önündeki parka konuldu.
Mimar Vedat Tek’in tasarladığı, 10 Ağustos 1914’te açılan, yaklaşık 7,5 metrelik beyaz mermer ve bronzdan oluşan anıtta kırık sütun kullanıldı. Bununla bir ülkü uğruna girişilen seferin tamamlanamamış olması sembolize edildi.