SavunmaUğur KakasciYazarlar

Çin kendi SKYNET’ini tasarlıyor

Bizde de, Dünyada da her gün yeni bir İHA’nın, İDA’nın veya İKA’nın parıltılı lansmanlarını okuyoruz. Bunlara entegre edilen mühimmatların atışlarını izliyoruz. Yani, geleneksel savunma sanayi felsefesinde süreç genellikle platform odaklı işliyor.

Aerodinamik açıdan mükemmel, görünmezliği yüksek veya taşıma kapasitesi muazzam bir hava aracı tasarlıyoruz.

Ardından bu platforma hangi görev bilgisayarlarının, hangi sensörlerin veya hangi mühimmatların entegre edileceğini, yani platformun hangi göreve uydurulacağını tartışıyoruz.

Çin ise bu denklemi tersine çeviriyor. Hem de sessiz sedasız.

Çin, platformdan önce harp sahasındaki dinamik öldürme ağını ve bu ağın ihtiyaç duyduğu operasyonel düğümleri tanımlıyor.

Sonra sadece bu fonksiyonları yerine getirecek asgari maliyetli platformları üretiyor.

Keşif mi gerekiyor? Bunun için J-20 veya J-35 kullanmak zorunda değilsiniz.

EH mi gerekiyor? Bunun için mutlaka J-16D gerekmeyebilir.

Düşmanın radarını meşgul etmek mi gerekiyor? Y-9LG yerine kaybedilmesi göze alınabilecek bir araç kullanılabilir.

Hedef tespiti yapıldıktan sonra mühimmatı başka bir platform taşıyabilir.

Bir İHA vurulduğunda görevi başka bir İHA devralabilir.

İDA, İHA’nın topladığı bilgiyi kullanabilir.

İKA, İHA ve İDA’dan gelen veriye göre hareket edebilir.

Sürü kavramı değişiyor

İşte burada “sürü” kavramının anlamı değiştiriyorlar.

Konu, birlikte çalışmak veya birbirinin sensörünü kullanmak kadar basit değil!

Sürü, görevlerin platformlar arasında dağıtılmasıdır.

Terminatör filmini izlemeyen yoktur sanırım…

Gelecekten gelen, durdurulması neredeyse imkansız bir makineyi hatırlarsınız.

Fakat filmin asıl ürkütücü tarafı Terminatör’ün kendisi değildi.

Onu üreten ve yöneten Skynet’ti.

Çünkü Skynet tek bir robot değildi; birbirine bağlı makinelerden oluşan devasa bir savaş sistemiydi.

Bilim kurgu yıllar önce bize böyle bir gelecek hayal ettirmişti.

Bugün Çin’in insansız sistemler konusunda yaptığı çalışmalara baktığımızda ise bunun bazı unsurlarının artık bilim kurgu olmaktan çıktığını görüyoruz.

Burada platformun şekli veya ne kadar sofistike olduğu önemsizdir.

Önemli olan, ağın öldürme zincirinin kırılmadan çalışmaya devam etmesidir.

Çin, insansız sistemleri mevcut insanlı birliklerin yanına iliştirilmiş birer taktik destek aracı olarak değil; kayıplar verdikçe şekil değiştiren, kendi içinde karar mekanizmaları olan devasa bir sinir sistemi olarak konumlandırmaya çalışıyor.

Böyle bir sistemde düşmanın karşısına tek bir hedef değil, birbirinin açığını kapatan dağıtık bir hedefler ve görevler bütünü çıkıyor.

Kısacası, harp yalnızca daha iyi silah üretme yarışı olmaktan çıkıyor.

Harp, görevleri doğru parçalara ayırıp bunları tek bir savaş sistemi içinde yeniden birleştirme yarışına dönüşüyor.

Terminatör’ün dünyasında Skynet bunu çoktan anlamıştı.

YZ’yı durdurun sloganları altında, şimdi gerçek dünya anlamaya çalışıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu