“Türk F-35’leri derin uykuda”

Hürriyet Gazetesi’nden Gürkan Emre Melikoğlu’na konuşan F-35 Projesi’nde görev yapan Türk polimer bilimcisi ve işinsanı Ergün Kırlıova, ABD’nin Türk Hava Kuvvetleri’ne vermediği F-35 uçakları için bekleme prosedürü nedeniyle “derin uykuda” olduğunu söyledi.
Uçakları radara karşı görünmez yapan polimer kaplamaların mucidi olan Kırlıkovalı, ABD’nin California eyaletinde kurduğu Integrated Polymer Industries isimli şirketi 34 yıldır Amerikan’ın en gelişmiş savaş uçakları için bu malzemelerin tedarikini yapıyor.
1992 yılından beri Amerikan hayalet B-2 Spirit bombardıman uçakları, 2006 yılından bu yana da F-35 savaş jetleri için radar soğurucu kaplama malzemeleri tedarik eden Türk bilim insanı, F-35’lerin bu alanda tek tedarikçisi. F-35 üretiminin merkezinde yer alan Kırlıkovalı, “siyasi engeller aşıldıktan sonraki teknik sürecin nasıl işleyeceğini” ayrıntıları ile Hürriyet’e anlattı.

ÇOK KATMANLI BİR SÜREÇ
Kırlıkovalı’ya göre programdan çıkarılan bir ülkenin geri dönmesi “emsalsiz bir durum” ve süreç “çok katmanlı, bürokratik, hukuki ve teknik bir operasyona” dönüşecek. Önce Washington’ın yaptırımları kaldırdığını Kongre’ye resmen bildirmesi, ardından Türkiye’nin 2021’de feshedilen ortaklık anlaşmasına yeniden taraf yapılması gerekiyor.
İlk aşamada masadaki en somut kalem ise para. Türkiye’nin programdan çıkarılınca dondurulan 1.4 milyar dolarlık hakkı ile uçakların yıllardır biriken hangar ve bakım masrafları “mali bir mutabakatla mahsuplaşılacak”. Kırlıkovalı’ya göre Türkiye de parayı yedi yıldır ABD’nin elinde tutmasının bir faiz geliri olması gerektiğini hatırlatarak, sözkonusu faiz farkının “bakım-tutum-güncelleme” masraflarından düşülmesini isteyebilir.
Geri dönüş sürecindeki bir diğer kritik adım, dijital güvenlik eşiği. “F-35 sadece bir savaş uçağı değil, uçan bir veri merkezidir” diyen Kırlıkovalı, bu yüzden Türk Hava Kuvvetleri’nin siber altyapısının, uçağın küresel lojistik ağı ODIN’a yeniden bağlanabilmesi için ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından denetlenip akredite edileceğini aktarıyor.

6 UÇAĞIN BAKIM SÜRECİ OLUR
F-35 konusunda olumlu atmosferin oluşmasıyla birlikte en çok merak edilenlerden biri de Türkiye’nin parasını ödediği ve senelerdir ABD’de hangarlarda bekleyen 6 adet savaş jetinin teslimatının hemen yapılıp yapılamayacağı.
“Bu uçaklar hangardan çıkarılıp hemen uçurulabilecek durumda değil” diyen Kırlıkovalı, sıkı bir bakım-onarım süreci gerekeceğini vurguluyor. Türk bilim insanının anlattığına göre jetler sıradan bir hangarda değil, “derin uyku” denilen bir prosedürle muhafaza ediliyor.
Uçaklar korozyona karşı özel koruyucu sıvılarla doldurulmuş, hassas sistemleri mühürlenmiş hâlde. Kırlıkovalı’nın aktardığına göre uyandırma operasyonu kapsamında tüm yakıt hatları, hidrolik sıvılar ve filtreler yenilenecek; yıllardır bekleyen kauçuk contalar kuruma ve çatlama riskine karşı tek tek mikroskobik testlerden geçirilecek. Uçağa hayalet özelliğini veren boyası kontrol edilerek nem ve sıcaklığa bağlı deformasyon varsa yenilenecek.
PİLOTLARA TAZELEME EĞİTİMİ
Geride kalan 7 yılda F-35 uçaklarının teknolojilerinde ilerleme kaydedildiğini belirten Kırlıkovalı, jetlerdeki görev bilgisayarı, kokpit ekranları ve bellek birimleri gibi elektronik donanımın sökülüp yeni sistemlerle değiştirileceğini ve en güncel uçuş yazılımlarının yükleneceğini anlatıyor.
Jet motorları da gövdeden ayrılıp test hangarına alınarak incelenecek. Türk bilim insanı bu bakım onarım sürecinin 6 ila 12 ay süreceğini belirtiyor. Bakım sürecinin sonunda ABD’li pilotların kontrol uçuşlarını geçen jetler, ABD’deki Luke Üssü’nde tazeleme eğitimini tamamlayan Türk pilotlara teslim edilecek.
TÜRKİYE ALTERNATİF ROLLER BULABİLİR
Türkiye’nin 900’ü aşkın parça ürettiği kurucu ortaklık günlerine dönmesi ise Kırlıkovalı’ya göre zor. Türk firmalarının iş paketlerinin ana yükleniciler tarafından ABD, Avustralya ve İtalya’daki tedarikçilere milyarlarca dolarlık uzun vadeli sözleşmelerle bağlandığını hatırlatan Kırlıkovalı, durumu, “Ortada bir kusur yokken bu işleri geri alıp Türkiye’ye vermek, hukuki olarak muazzam tazminat davalarına ve siyasi krizlere yol açar” diye özetliyor.









