Duayen havacılarımızdan Hasan Nur Kıvanç’ı kaybettik

Türk Sivil Havacılığı’na pilot ve hava trafik kontrolörü olarak uzun yıllar hizmet veren, emekli olduktan sonra da çalışmalarını sürdüren Hasan Nur Kıvanç vefat etti. 81 yaşındaki Hasan Nur Hoca’nın iki oğlu da pilot olmuş ancak büyük oğlu Orkun, planör kazasında hayatını kaybetmişti.
238 numaralı bröveye sahip Kıvanç, MKE UĞUR 44 tipi uçakla geçirdiği kazada diğer arkadaşını kaybederken kendisi ise uzun süre komada kalmış ve felç nedeniyle uçuşa devam edememiştir.
Pilotluğu bırakmasının ardından, yer hizmetlerine geçerek hem hava trafik kontrolörlüğüyapmış hem de pilotaj öğrencilerine yer dersleri vererek birçok pilotun yetişmesine katkı sağlamıştır.
Türk Hava Kurumu’nda 55 yıla yakın hizmet veren Hasan Nur Kıvanç, kurum tarihinin en uzun süre görev yapan isimlerinden biri olarak adını altın harflerle yazdırmıştır.
Ödül aldı
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü FAI tarafından verilen Paul Tissandier Diplomasına layık görülerek dünya çapında sayılı havacılar arasına girmiştir.
Havacılığa adanmış ömür
Posta Gazetesi’nden Mustafa Bakacak’a Hasan Nur Hocamız hayatını şöyle anlatmıştı:
“Mersin’de yedi çocuklu bir ailenin çocuğu olarak 16 Haziran 1945’te doğdum. Fakir bir aileydik, doğru dürüst bir elbisem ve ayakkabım olmadı. THK’nin Adana şubesinin önünden geçerken uçaklara, planörlere imrenerek bakardım. Hayalimde hep pilot olmak vardı. Bir gün şubenin kapısından girip pilot olmak istediğimi söyleyince form doldurttular. 1961’de 16 yaşında THK’ye öğrenci olarak girdim. Yeni ayakkabılar ve elbiseler verildiğinde mutluluktan uçtum.
Kursu devre birincisi olarak bitirdim. 1962 yılında THK’nin açtığı planör kurslarına katıldım. 1963 yılında sınavsız olarak THK’ye aldılar. Artık THK’nin bir ferdi olmuştum. 1964’te pilot lisansımı aldım. 1965’e kadar eğitimler sürdü, motorlu uçak kursuna katıldım. Askeri havacılardan tekamül (pekiştirme) kursu da aldım.
MUTLULUK VE ÜZÜNTÜLER
Mezun olduktan sonra paramı kazandığımda anneme ve babama hediyeler aldım. Onların sevinci beni hayatta en çok mutlu eden şey olmuştu. En çok üzen de arkadaşlarımın geçirdiği kazalar sonucunda şehit olmalarıydı.
10 Şubat 1966’da bir uçak kazası geçirdim. Devre arkadaşım şehit oldu. Ben beyin kanaması geçirdim. Sol bacağım dizimin altından kırıldı. Uzun süre tedavi gördüm. Ayağa kalktık ama bu çok kolay olmadı. Pilotluk hayalim bitmişti. Ancak bu beni yıldırmadı, kontrolör kursunu bitirip lisansımı aldım. Ve 1971’de hava trafik kontrolörü lisansını aldım. Yeni uçuşa başlayanlara akademik dersler verdim.
1969’da yapılan İnönü Kule’de de göreve başladım. Yıllarca devam ettim. Hem yaşımın ilerlemesinden hem de geçirdiğim uçak kazasının vermiş olduğu rahatsızlığın artmasından dolayı Eylül sonunda THK’den ayrılmak zorunda kaldım. Hayatımın en güzel günleri, en mutlu günleri Türk Hava Kurumu’nda geçti.

İKİ OĞLU DA PİLOT OLDU AMA
Alper ve Orkun isminde iki oğlum var. Alper’den yedi yaş büyük olan oğlum Orkun da pilot olmak istiyordu. Kaza geçirmiş biri olarak önce karşı çıktım. Kararlı olduğunu görünce eğitim almasına yardımcı oldum.
THK’de öğretmen oldu. Orkun’u maalesef 25 yaşındayken 1997 yılında 1. Dünya Hava Oyunları antrenman uçuşunda Afyonkarahisar’da geçirdiği planör kazasında kaybettik. Ağabeyinin ölümünden sonra Alper de ‘Pilot olacağım’ dedi.
Annesi, ‘Evimizden biri gazi, biri de şehit oldu’ diyerek karşı çıktı. Oğlum ısrarla pilot olacağını söyledi. Üniversiteyi bitirdi, eğitimlerini aldı ve pilot oldu. Şimdi özel bir şirkette Kaptan Pilot olarak görevini sürdürüyor.

PİLOTLAR SELAM VERMEDEN GEÇMEZ
Uçuş yaparken İnönü Havacılık Eğitim Merkezi’nin üzerinden geçen öğrencilerim İnönü Kule’nin frekansını bilir. Bana selam vermeden, hatır sormadan geçmezler. Selam verip, hatırımı sormalarından çok mutlu olurdum.
Hasan Nur Kıvanç, dünyanın saygın ödüllerinden olan Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü FAI tarafından Paul Tissandier Diploması’nı alan sayılı kişilerden biri. Kıvanç, havacılığa sağladığı katkı ve özverili çalışmalarıyla bu ödüle layık görüldü.
GENÇLERE TAVSİYE EDİYORUM
Havacılığı gençlere hararetle tavsiye ediyorum. Bu uzun ve ince bir yol. Günümüzde parayla da bu eğitimi alma olanakları var. Ancak pilotlukta eğitim görev yaptığın sürece bitmez. Her zaman yeni bir şeyler öğrenirsiniz. Yabancı dili çok iyi bilmeniz gerekir. Zorlu yolculuğu göze alanlar bu işi yapabilir. Ben hâlâ rüyalarımda uçuyorum. Havacılığın tadı, keyfi ayrıdır. Tutuldunuz mu bir kere, kopamazsınız.”











