Uçak dergilerini özlemişim

Salgın döneminde Türkiye’de havayolu dergi yayıncılığı durdu. Türk Hava Yolları Skylife’tan vaz geçti. Acaba yeniden yayın başlayabilir mi? Yoksa tamamen dergilerin dönemi bitti mi?
Cenevre Havalimanı’nda dolaşırken İsviçre Havayolları Swiss’in dergisine rast geldim. Neredeyse pandemiden bu yana elime bir havayolu dergisi almamıştım. Sayfalarını karıştırmaya başladım. Belli ki uçak dergilerini özlemişim.
Belki ilk yazımı bir dergiye yazmamdan veya yazı-çizi serüveninde iki kez dergi çıkarmaktan mı bilmiyorum. Ama dergiler bana her zaman bana sıcak gelir.
Kağıdının kokusu, cildi, baskı kalitesine bakarım. Bir de içerik iyiyse, fotoğrafları güzelse değmeyin keyfime…
Ya bu dergiyi uçakta okumak?
Uzun yıllardır Türk Hava Yolları’nın Skylife Dergisi’ni keyifle takip ettim. Skylife demek her ay milyonlarca yolcuya ulaşmak, keyifli yazılar-fotoğraflar, reklam veren için de prestij demekti. Japonya için ayrı veya business class yolcuları için de THY dergi çıkarmıştı. Hatta dergiler, THY için ciddi bir gelir kaynağıydı.

Pegasus’un da iyi bir dergisi vardı. Onur Air iç hatlarda uçarken THY’de bu işin duayeni Faik Akın ve rahmetli Rauf Gerz “OnAir” ile farklı bir boyuta taşımıştı.
Pandemi uçak dergilerini öldürdü
Pandemi geldi önce dergiler ortadan kalktı. Haklı olarak virüsün bulaşmaması gerekiyordu. Dergi ciddi maliyetti. Reklam verenler için frene basılan bir dönem olunca sesiz sedasız baskı dergi ortadan kalktı. Sadece Türkiye değil tüm dünyada böyle oldu.
Peki ya sonrası?
İşini düzgün yapanlar, planlı ve verimli kağıdı kullananlar dergileri kabine geri getirdi. Ne çok kalın ne çok iddialı. Bugün uçaklarda internet olsa da bir çok yolcu elini koltuk cebine atıp o dergiyi alıyor ve inceliyor, okuyor, sonra da evine-ofisine götürüyor.
Örneğin Lufthansa’nın dergisi sürüyor. Japon Havayolları JAL veya Air Canada da dergi basıp kabine yüklüyor. Özellikle uzun menzilli uçuşlara dergiler yükleniyor.

Swiss’in dergisi
Bir zamanlar Swissair vardı. Güneş batmayan imparatorluktu. Çok kısa sürede yapılan yanlışlıklarla tepe taklak oluverdi. Lufthansa bünyesine girdi. Ama bir gün küllerinden doğdu. Bugün farklı bir kulvarda koşusuna devam ediyor. Bu bakış dergisine de yansımış.
Derginin kapağı, filoya yeni katılan Airbus A350-900 uçaklarına ayrılmış. Sayfalarca hiç insanı sıkmadan uçak keyifli anlatılmış. Uçağın 2 bin 100 metre karelik boyanan toplam alanından yeşil ağırlıklı yeni tuvalet tasarımına kadar bir çok detayı okumak mümkün.
Derginin içinde havayolunun yemeklerinden personelin çektiği havacılık fotoğraflarına, bir kabin memurunun pilot olmak için eğitim alış hikayesine kadar Swiss’le ilgili bir çok konu da yer alıyor.
Kağıt basmaya gerek var mı?
Dijital dünyada kağıda basmaya gerek var mı? O derginin lojistiği, uçağa konulması, yüksek maliyetler… Bu görüşlere de tabi ki saygı gösteriyorum. Şirketler neden yüksek maliyeti yüklensin? Bunun ticari karşılığı tam olarak var mı? Bu sorular da yanıtlanmalı.
Ama bence özellikle Türk Hava Yolları Skylife’ı basmak için yeniden düşünmeli.
Sizin bu konuyla ilgili fikriniz nedir? Lütfen, sosyal medya hesaplarımıza yorum yapın.




