F-35 politik ve stratejik bir “kulüp”

Savunma analisti Arda Mevlütoğlu, Tolga Özbek’in hazırladığı programa katıldı. Güncel konuları değerlendiren Mevlütoğlu, F-35’e Türkiye’nin geri dönmesi konusunda projeyi politik ve stratejik bir kulüp olarak değerlendirdi.
İşte konu başlıkları
Politik ve Stratejik Bir “Kulüp”: Mevlütoğlu, F-35’in sadece teknik bir uçak olmadığını, Amerika Birleşik Devletleri’nin stratejik çıkarlarıyla tamamen hizalanmış ülkelerin dahil olabildiği bir “kulüp üyeliği” olduğunu savunuyor (11:57 – 12:30).
Harekat Bağımsızlığı Vurgusu: Türkiye’nin bölgesel çıkarları ve dış politika kararlarının Amerika ile her zaman örtüşmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle yazılım yoğun F-35’lerin Türkiye’ye kısıtlı bir harekat bağımsızlığı sunabileceğini belirtiyor (12:47 – 13:30).
Bağımlılık İtirazı: Türkiye’nin hava gücünün bel kemiğini F-35’e bağımlı kılmaması gerektiğini, bunun yerine kendi yerli projelerine (KAAN, Kızılelma, Anka-3) odaklanan, kendine özgü bir hava gücü paradigması inşa etmesi gerektiğini ifade ediyor (13:35 – 14:53).
S-400 Engeli: F-35’lerin Türkiye’ye gelmesinin önündeki en büyük engelin S-400 sistemleri olduğunu; Amerika’nın NDA yasası gereği Türkiye’nin S-400 mülkiyetinden tamamen çıkması, Rusya’dan yeni sistemler almayacağına dair taahhüt vermesi ve bu durumun Kongre nezdinde onaylanması gerektiğini vurguluyor (16:25 – 17:06).
Beklenti: Mevlütoğlu, mevcut siyasi ve hukuki süreçler göz önüne alındığında, F-35 meselesinin kolayca çözülebileceğine dair çok hevesli olmadığını dile getiriyor (14:03 – 18:02).








