ABD Ordusu, UH-60’ları 2050’ye kadar uçurmak için sivil bakım merkezleri ile çalışacak

ABD Ordusu, genel maksatta ana model olan UH-60M Black Hawk Helikopterlerini 2050 ve sonrasında taşımak için yeni bir bakım organizasyon yapısı oluşturacak. Bu konuyla ilgili bakım hizmetlerinin daha kaliteli ve verimli olması için sivil bakım merkezleri ile ortak çalışma düzenlenmesi hedefleniyor.
Yapılacak ihalenin ilk adımını 19 Aralık’ta yayınlanan Bilgi Talebi (Request for Information – RFI) oldu. ABD Ordusu bu adımla mevcut UH-60M helikopterlerini çok yıllı bir süreçte overhaul olarak adlandırılan bbüyük bakım ve modernize etmek için ticari bir üretim hattı kurulmasının fizibilitesini araştırıyor.
RFI, resmi bir teklif talebi (Request for Proposal – RFP) olmaktan ziyade bağlayıcı olmayan bir ön çalışma niteliğinde. Bu süreçte sanayiden gelen fikirler değerlendirilecek ve olumlu sonuç alınması halinde resmi RFP yayınlanarak rekabetçi teklifler toplanacak.
ABD Ordusu’nda 2 bin 300 adet bulunuyor
UH-60M, 2006 yılından beri üretimi devam eden ve ABD Ordusu’nun ana genel maksat helikopteri konumunda olan bir platform. Filo yaklaşık 2.300 adet UH-60M’den oluşuyor ve bu helikopterler, yapısal ve mekanik overhaul’ın yanı sıra otonomi, yapay zeka entegrasyonu ve “launched effects” (uçuş sırasında fırlatılan insansız sistemler/loitering munitions) gibi yeni yeteneklerle donatılması planlanıyor.
Program kapsamında yıllık 12 ila 24 adet UH-60M’nin yanı sıra belirli sayıda HH-60M (tıbbi tahliye varyantı) helikopterin modernize edilecek. Bu çalışmalar, filonun yaşlanan hava çerçevelerine rağmen yüksek hazırılık seviyesini korumayı ve operasyonel ömrünü uzatmayı amaçlıyor.
Black Hawk ailesi, dünya genelinde milyonlarca uçuş saati biriktirmiş ve birçok ülkenin (Türkiye dahil) kara havacılığının bel kemiğini oluşturan bir helikopter. ABD Ordusu’nun bu adımı, yeni nesil FLRAA (Future Long-Range Assault Aircraft) programındaki gecikmeler ve bütçe kısıtlamaları karşısında UH-60M’yi uzun vadeli bir “Plan B” olarak güçlendirme stratejisinin parçası olarak görülüyor.
Programın yabancı askeri satışlar (FMS) ve ortaklar aracılığıyla genişletilmesi de mümkün görünüyor, bu da endüstriyel kapasitenin artırılmasını zorunlu kılıyor.






