Yeni yolcu haklarının sektöre maliyeti 15 milyar Euro

Avrupa havayolu endüstrisi, Avrupa Parlamentosu’nun EU261 yolcu tazminat mevzuatını yeniden düzenleme planlarının, uyum maliyetlerini iki katına çıkarabileceği ve ucuz biletleri ortadan kaldırabileceği konusunda uyardı.
Gecikmeler için tazminat öngören bu düzenleme, uzun zamandır Avrupa Birliği tüketici korumasının temel taşlarından biri olmuştu. Ancak sektör kuruluşları Avrupa Bölgeler Havayolu Birliği (ERA), IATA ve lobi grubu A4E, ortak bir politika belgesinde, uyum maliyetinin Avrupa Parlamentosu tarafından önerilen değişiklikler kapsamında yıllık yaklaşık 8 milyar Euro’dan 15 milyar Euro’ya çıkabileceğini savunuyor. Yolcu başına maliyetler ise uçuş başına 5’ten 10 Euro’ya yükselecek.
Yeni uygulama
13 Ekim’de, Avrupa Parlamentosu Ulaştırma ve Turizm Komitesi üyeleri, 3 saat veya daha uzun gecikmeler için mevcut tazminat hakkının korunması da dahil olmak üzere AB hava yolcusu haklarını güçlendirmeyi ve çocuklar için ücretsiz koltuk ve garantili kabin bagajı hakları gibi yeni haklar getirmeyi amaçlayan müzakere yönergelerini kabul etti.
Bu adım, ödenecek tazminatın asgari gecikme süresini 3 saatten 6 saate kadar uzatmayı öngören reform önerilerinin ardından geldi. Öneri, parlamenterler tarafından reddedildi.
Parlamento tarafından yayınlanan bir bildiride, “Tazminatın devreye girmesi için gereken koşullar konusunda, Avrupa Parlamentosu üyeleri, Konsey’in uçuş gecikme süresini dört veya altı saate çıkarma yönündeki çabalarına katılmıyor. Kat edilen mesafeden bağımsız olarak üç saatlik uçuş gecikme süresini korumak istiyorlar” ifadeleri yer alıyor.
Anlaşmaya varmak için 4 ayları var
Avrupa Parlamentosu üyeleri, 15 Ekim’den bu yana Danimarka Konseyi başkanlığında bu değişikliklerle ilgili görüşmelere başlayabildi ve bir anlaşmaya varmak için dört ay süreleri var.
Havayolu gruplarının ortak tutum belgesi, müzakerelerin maliyetleri düşürmeye daha fazla odaklanmasını talep ediyor. Tüketici korumalarının güçlendirilmesinin bilet fiyatlarını genel olarak artıracağını savunuyor.

Belgede, “Uygun fiyatlılık, uçak bileti rezervasyonu yaparken tüketicilerin en büyük önceliğidir ve aşırı düzenleme ve bürokrasi, AB’nin rekabet gücüne fren görevi görüyor” gibi maddeler yer alıyor.
EU261 reformunun asıl amacının yolcuları korumak ve havayollarının bağlantı sunma kabiliyetini güvence altına almak arasında daha iyi bir denge sağlamayı hedeflediğini ancak Avrupa Parlamentosu tarafından sunulan önerilerin bu amaca aykırı olduğunu da savunuyor.
Olağanüstü haller tartışması
Tartışılacak diğer hükümler arasında, havayollarını tazminattan muaf tutan tanımlanmış bir “olağanüstü durumlar” listesi de yer alıyor. Bu düzenlemelerin hukuki açıklık sağlaması amaçlanıyor, ancak sektör, gecikme telafisi yerine iptalleri teşvik edebileceğinden endişe ediyor.
Diğer önlemler arasında, havayollarının 3 saat içinde uygun seçenekler sunmaması durumunda yolcuların alternatif seyahat rezervasyonu yapmasına olanak tanıyan zorunlu rota değişikliği hakları da yer alıyor. Bu durumda havayolları, orijinal bilet maliyetinin dört katına kadar sorumlu tutulacak. Sektör, bunun orantısız olduğunu ve operasyonel kaosa ve daha yüksek ücretlere yol açabileceğini savunuyor.
Bunun yerine, politika yapıcıları zamanında bilgi vermeye, kesinti sırasında özen göstermeye ve varış noktalarına ulaşmaya odaklanmaya çağırıyor; tüketicilerin öncelik vermek istediği şeyin bu olduğunu söylüyorlar.
IATA Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Thomas Raynaert, “Bilete EU261 yükümlülükleri şeklinde zorunlu maliyetler yüklemek, yolcuların isteklerine aykırıdır. Parlamento istediği gibi hareket ederse, EU261’in maliyeti yolcu başına 10 Euro’ya kadar çıkabilir. Bu, çoğunluğun ödediği ve az sayıda kişinin keyif aldığı bir tür ‘ters Robin Hood’dur” dedi.






