Uğur KakasciYazarlar

P180’den Havadan İhbar Kontrol uçağı olur mu?

Son günlerde dolaşıma giren bir iddia dikkatimi çekiyor. Fotoğraflar etkileyici…

Piaggio Aerospace’in ürettiği P.180 Avanti (yeni adıyla Mantide) platformunun gövdesinin uzatılacağı, motorlarının 1600 beygirlik PT6A-68C ile değiştirileceği ve üzerine Aselsan ALP 200-A AESA erken ihbar radarı entegre edilerek bir Havadan Erken İhbar ve Kontrol (HİK) uçağına dönüştürüleceği öne sürülüyor.

Öncelikle altını çizmek gerekir ki; araştırdığımda taraflardan bu yönde yapılmış resmi bir açıklama veya niyet beyanı bulunmadığını gördüm.

Büyük olasılıkla bu durum, mühendislik gerçekliklerinden uzak bir sosyal medya kurgusu olarak görünüyor.

Ama yine de bir şeyler söylemek istiyorum.

Bir platformun HİK’e dönüştürülmesi, gövdeye radar takıp motor güçlendirmekten ibaret değildir.

P.180, yaklaşık 5.5 tonluk maksimum kalkış ağırlığına (MKA) sahip, hızı ve verimliliği ile öne çıkan, üç satıhlı (kanart, ana kanat ve yatay kuyruk) aerodinamik tasarıma sahip hafif bir platformdur.

HİK uçaklarının kalbi olan erken ihbar radarları ise sadece anten ağırlığıyla gelmez.

Devasa güç üretim jeneratörleri, yüksek kapasiteli hava/sıvı soğutma sistemleri, veri işleme bilgisayarları ve operatör konsollarıyla gelir.

P.180in sırtına veya altına devasa bir radom eklemek, uçağın hassas ağırlık merkezi ve itici motor konfigürasyonu ile devasa sürükleme kuvveti düşünüldüğünde ciddi mühendislik çalışması, yeniden tasarım gerektirir.

Öte yandan, P.180’in HİK’e dönüştürülmesi fikrini duyunca ilk bakışta aklıma E-2D geldi.

E-2D, görünüşte “küçük ve kompakt” bir HİK uçağı olsa da maksimum kalkış ağırlığı 26 tonun üzerindedir ve her biri 5100 bg’lik iki devasa turboprop motorla uçar.

Ve ister istemez şu soruyu soruyorum: “P.180, 26 tonluk E-2D’nin yaptığı işi nasıl yapacak?”

Ama bence bu karşılaştırma da tek başına yeterli değil.

Çünkü dünyada herkes E-2D kullanmıyor.

İngiliz’ler, uçak gemisi görev grubu için Merlin helikopterini Crowsnest radarıyla kullanıyor.

Ama, bu sadece operasyonel zorunluluktan!

İngilizlerin MQ-9B/Protector yaklaşımı da başka bir ders veriyor: büyük ve pahalı bir insanlı platform yerine Protector bugün 40 saati aşan havada kalış süresiyle uzun süreli ISR görevleri için kullanılıyor.

Dolayısıyla P.180 fikrine anlamsız olarak yaklaşmasam da, asıl problem menzil değil, görev yarıçapı ve havada kalış süresi!

Radarın menzili kadar önemli olan şey, tehdidin ne kadar uzağında durduğu ve orada ne kadar süre kalabildiğidir.

Rus HİK’lerinin başına gelenler düşünüldüğünde, E-2D’nin büyüklüğünün neden mecburi bir mühendislik tercihi olduğu ortaya çıkıyor.

Eğer amaç E-2D’nin yaptığı yapmaksa, P.180 için neredeyse imkansız.

Peki bu denklemin asıl çözümü ne olabilir?

Modern dünyanın çalıştığı ağ üzerinden çalışan dağıtık bir sensör ve komuta düğümü sanki.

Çünkü geleceğin HİK’i belki de tek bir dev uçak olmayabilir.

Başlıktaki soruya gelirsek; istenirse HİK de olur elbette.

Peki, hangi mimarinin parçası olarak?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu