Hava gücü İran semalarını açtı, Hürmüz’ü neden yeniden açamadı?

ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü “Epic Fury” operasyonunda geleneksel hava gücünün elde ettiği üstünlüğe rağmen Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması, uzmanlar arasında tartışma yarattı.
Stimson Center’dan Maximilian K. Bremer ve Kelly Grieco, Breaking Defense’de yayımlanan analizlerinde bu paradoksu ele aldı.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, Senato’da operasyonu “tarihi ve ezici bir zafer” olarak nitelendirerek İran donanmasının batırıldığını, füzelerinin yok edildiğini, savunma sanayisinin büyük ölçüde çökertildiğini ve ordusunun yıllarca geriye gittiğini savundu. Ancak senatörler, İran’ın hâlâ ABD üslerine ve ticari gemilere saldırı düzenleyebilmesini sorguladı.
Hegseth başarıyı yıkımla ölçerken, senatörler devam eden kesintilere odaklandı.Yazarlara göre klasik hava gücü, yüksek irtifada hava üstünlüğünü sağladı:
“İran hava kuvvetlerinin büyük kısmı imha edildi, hava savunmaları geriletildi ve ABD uçakları serbestçe hareket edebildi. Buna karşın Hürmüz Boğazı aylarca açılamadı. İran’ın ucuz dron ve füzeleri 30’dan fazla ticari gemiye isabet ederek hem savaş gemilerini hem de ticaret gemilerini boğazdan uzak tuttu.”
Uzmanlar, sorunun kara ve deniz operasyonlarını destekleyen alçak irtifa hava sahası kavramında yattığını belirtiyor. Geleneksel hava üstünlüğü, düşman uçakları, radarları ve entegre savunma sistemlerini yok etmeye dayanıyordu. Alçak irtifada ise binlerce ucuz, dağınık dron ve füze söz konusu; entegre bir sistem yok.

ABD Hava Kuvvetleri yüksek irtifayı kontrol ederken alçak irtifayı ihmal etti ve boğazın yeniden açılmasını sağlayamadı.
Emekli Korgeneral David Deptula’nın karşı görüşüne de yer verilen yazıda, “hava littoralı” olarak adlandırılan alçak irtifa tehdit teriminin yeni bir alan yaratmadığı, yalnızca kara-deniz-hava etkileşiminin yaşandığı kritik bir dikiş hattını tanımladığı savunuluyor. Operasyon, geleneksel hava gücünün mavi gökyüzünde üstün olduğunu ama asıl kararın alçak irtifada verildiğini gösterdi.
Analizde, İran’ın nükleer programını kısmen yeniden kurabildiği, füze stokunun yüzde 70’ini koruduğu ve hava inkâr stratejisiyle boğazı uzun süre kapalı tuttuğu vurgulanıyor. Boğaz, ancak Washington’un İran şartlarında bir çerçeve anlaşmayı kabul etmesinin ardından kısa süre açıldı; şu an fiilen yeniden kapalı durumda.
Yazarlar, ABD’nin onlarca yıldır mavi gökyüzünde egemen olduğunu, ancak asıl mücadelenin artık aşağıya, alçak irtifaya kaydığını ve bu dersin Hava Kuvvetleri için en zorlu sonuç olabileceğini belirtiyor.
(Kaynak: Breaking Defense)







