MİA Teknoloji, MARSEC konsorsiyumunda kritik rol üstleniyor

Horizon Europe kapsamında desteklenmeye hak kazanan ve Airbus’ın da aralarında bulunduğu 10 uluslararası kuruluşu bir araya getiren MARSEC Projesi’nde MİA Teknoloji, “Veri Yönetimi, Toplama ve Hazırlık” iş paketine liderlik edecek.
Savunmadan enerjiye, akıllı ulaşımdan siber güvenliğe uzanan farklı dikeylerde karar zekâsını koordine eden ve kritik altyapıların dijital omurgasını kuran MİA Teknoloji, teknoloji alanındaki mühendislik gücünü küresel ölçekte üstlendiği yeni projeler ile yurt dışına taşımaya devam ediyor. Şirket, Avrupa Birliği’nin en prestijli araştırma ve inovasyon programı Horizon Europe kapsamında desteklenmeye hak kazanan MARSEC Projesi’nin konsorsiyum ortakları arasında yer aldı. Gerçek zamanlı otonom gözetleme platformlarını gelişmiş müdahale ve koordinasyon araçlarıyla entegre ederek AB deniz güvenliğini güçlendirmeyi hedefleyen projeye ilişkin Hibe Sözleşmesi, Avrupa Araştırma Yürütme Ajansı (REA) tarafından imza sürecine alındı.
Geçtiğimiz günlerde Lider Sistem Teknolojileri ile hayata geçirdiği stratejik birleşmeyle büyüme ivmesini yükselten MİA Teknoloji, bu ivmeyi uluslararası sahaya taşıyor. Şirket, Avrupa’nın önde gelen savunma ve teknoloji oyuncularının bir araya geldiği bir konsorsiyumda yer alarak, kritik altyapı ve güvenlik teknolojilerindeki mühendislik kabiliyetini küresel ölçekte tescillemiş oldu. İspanya merkezli IDENER liderliğinde ve AIRBUS’ın da aralarında bulunduğu 10 uluslararası kuruluşun yer aldığı MARSEC konsorsiyumu; yapay zekâ, termal görüntüleme, insansız hava araçları (İHA), veri füzyonu ve karar destek teknolojilerini tek bir operasyonel mimaride buluşturuyor.
MİA Teknoloji tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre, deniz sınırı ve kıyı güvenliğine yönelik yeni nesil çözümler geliştirecek proje, 1 Ocak 2027 – 31 Aralık 2029 döneminde 36 ay boyunca yürütülecek.
Veri yönetimi ve entegrasyonda kritik rol
MİA Teknoloji, MARSEC bünyesinde “Veri Yönetimi, Toplama ve Hazırlık” iş paketinin liderliğini üstleniyor. Otonom gözetleme platformlarından gelen çok kaynaklı verinin toplandığı, işlendiği ve karar destek sistemlerine güvenle aktarıldığı bu katman, projenin operasyonel değerini belirleyen kritik omurgayı oluşturuyor. Şirket ayrıca güvenli veri iletişim altyapıları, veri depolama ve paylaşım mimarisi, veri güvenliği ve sistem entegrasyonu çalışmalarına da katkı sağlayacak. Konsorsiyuma sağlanacak toplam azami hibe tutarı 3 milyon 280 bin euro olurken, MİA Teknoloji için ayrılan azami hibe tutarı ise 196 bin euro olarak belirlendi.
Öte yandan; KAP açıklamasında, projeye ilişkin hibe sözleşmesinin imza sürecinin devam ettiği, sürecin tamamlanmasına ilişkin gelişmelerin kamuoyu ile paylaşılacağı bildirildi.

“Yenilikçi çözümlerle Avrupa güvenlik ekosistemine katkı sunmaya devam edeceğiz”
MİA Teknoloji Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili İhsan ÜNAL, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Avrupa Birliği’nin Horizon Europe Programı kapsamında desteklenen MARSEC Projesi’nde yer almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yapay zekâ, veri yönetimi ve güvenli sistem entegrasyonu alanlarındaki bilgi birikimimizi, Avrupa’nın deniz güvenliğini güçlendirmeye yönelik bu önemli projeye aktaracağız. Veri Yönetimi, Toplama ve Hazırlık iş paketinin liderliğini üstlenmemiz, şirketimizin uluslararası Ar-Ge projelerindeki yetkinliğinin ve teknolojik kapasitesinin önemli bir göstergesidir. Günümüzde bir sınırın güvenliği, artık yalnızca fiziksel unsurlarla değil; veriyle, yapay zekâyla ve doğru zamanda alınan kararlarla şekilleniyor.
MARSEC projesi ile Avrupa’nın en güçlü teknoloji oyuncularıyla aynı platformda yer almamız da şirketimizin, karar zekâsı ve sistem entegrasyonu alanındaki yetkinliğini ortaya koyuyor. Türk mühendisliğinin küresel bir konsorsiyumda veri yönetimine liderlik etmesi, uluslararası büyüme vizyonumuzun somut bir yansımasıdır. Uluslararası paydaşlarla birlikte geliştireceğimiz yenilikçi çözümlerin hem Avrupa güvenlik ekosistemine hem de şirketimizin küresel rekabet gücüne değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de uluslararası iş birliklerimizi artırarak yüksek katma değerli teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz. “









