Kıyamet uçağı: E-6B Mercury… Hangi görevde kullanılıyor?

Boeing E-6B Mercury… Bu uçak, insanlığın geliştirdiği en kritik ‘iletişim uçağı’… 10 Mart’tan bu yana da E-6B Basra Körfezi civarında uçuyor. Uçak, hangi görevlerde kullanılıyor?
Bu uçak, ABD ulusal liderliği ile balistik füze denizaltıları ve kıtalararası füze birlikleri de dahil olmak üzere nükleer kuvvetler arasında güvenli iletişimi sağlayan TACAMO (“Kontrolü Ele Al ve Harekete Geç”) görevini destekliyor.
E-6B’nin bölgeye intikali, artan bölgesel gerilimlerin ortasında gerçekleşiyor ve ABD stratejik komuta ağlarının, kara altyapısında olası aksaklıklar sırasında bile operasyonel kalabilme yeteneğini gösteriyor. E-6B’nin silah taşımamasına rağmen, iletişim rolünün, ABD’nin nükleer caydırıcılık mimarisinin güvenilirliğini ve hayatta kalabilirliğini korumak için kritik öneme sahip olduğu düşünülüyor.
Kısaca: Nükleer komuta ve kontrol sistemiyle bağlantılı olan bu uçak, olağanüstü durumlarda nükleer fırlatma emirlerini denizaltılara ulaştırmak için tasarlandı.
16 adet E-6B var
ABD Donanmasında 16 adet Boeing E-6B Mercury bulunmakta.
Tüm iletişim kanalları kesilse bile bu uçağın 8 km. uzunluğunda antenini uçağın arkasından bırakır ve okyanusların altındaki nükleer başlıkları ateşleyebilecek radyo frekans donanıma sahip.
-
Bu anteni düzgün kullanabilmek için uçağın düşük hızda ve yüksek hücum açısına yakın bir profil ile uçması gerekiyor. Bir bakıma dev bir radyo istasyonu gibi çalışır.
4 Mart’ta iki E-6B Mercury uçağı eş zamanlı kalkış yaptı. Biri Tinker Hava Kuvvetleri Üssü’nden Basra Körfezi’ne yönelirken, diğeri Patuxent River’dan Körfez’in doğu kıyısına uçtu.
Yer merkezleri yok edildiğinde veya iletişim kesildiğinde kıtalararası balistik füzeler ile bombardıman uçaklarına fırlatma emirleri iletilebilir.
Bu sayede Washington veya sabit tesislere saldırı olsa bile denizaltılar, kıtalararası balistik füzeler ve bombardıman uçakları doğrulanmış emirleri alabilir.
Abd açıklaması ; Basra Körfezi’ndeki E-6B Mercury bir saldırı aracı değil, nükleer komuta sürekliliğini garanti eden yedek sistem olarak görev yapıyor.
E-6B Mercury programındaki 16 uçakta Boeing 707-300’dür.
Bu uçaklar, ABD Donanması tarafından işletilir ve temeli sivil bir yolcu uçağı olan Boeing 707 platformuna dayanır. Ancak içi tamamen askeri komuta-kontrol sistemleriyle doludur.
Görevi nedir
E-6B’nin ana görevi üç kritik fonksiyondan oluşur:
1. Nükleer kuvvetlerle iletişim (TACAMO)
Görevin adı TACAMO (Take Charge and Move Out).
Uçak, özellikle okyanusların altında görev yapan nükleer balistik füze denizaltılarıyla iletişim kurar.
Bu iletişim çok düşük frekanslı VLF (Very Low Frequency) sinyallerle yapılır. Çünkü bu frekanslar deniz suyunun içine nüfuz edebilir. Uçaktan kilometrelerce uzun bir anten sarkıtılır ve denizaltılara mesaj gönderilir.
2. Nükleer saldırı emri iletmek
ABD başkanından gelen nükleer saldırı emri, yerdeki merkezler yok edilse bile bu uçak aracılığıyla:
balistik füze denizaltılarına,stratejik bombardıman uçaklarına,kıtalararası balistik füze birliklerine iletilebilir.
3. Havada stratejik komuta merkezi (ABNCP)
E-6B gerektiğinde havada “mini Pentagon” gibi çalışır.
Yer komuta merkezleri devre dışı kalırsa nükleer kuvvetlerin kontrolünü üstlenebilir.
İlginç teknik özellik
Bu uçakta havacılık dünyasında pek sık görülmeyen bir sistem vardır:
yaklaşık 8 kilometreye kadar uzayabilen VLF anten kablosu
bu anteni düzgün kullanabilmek için uçağın düşük hızda ve yüksek hücum açısına yakın bir profil ile uçabilir.
Bir bakıma dev bir radyo istasyonu gibi çalışır.
Kaç adet var
ABD Donanmasında yaklaşık 16 adet Boeing E-6B Mercury bulunur ve Nebraska’daki Offutt Air Force Base başta olmak üzere çeşitli üslerden görev yaparlar.
Bu uçakların varlık sebebi oldukça eski bir stratejik prensiptir: “Komuta zinciri asla kopmamalı.”
Soğuk Savaş döneminde geliştirilen bu fikir hâlâ geçerlidir. Çünkü nükleer caydırıcılıkta en önemli unsur, karşı tarafın şu gerçeği bilmesidir:
Komuta sistemi yok edilse bile cevap verme kabiliyeti devam eder. Havacılık tarihinin tuhaf ama hayranlık uyandıran ayrıntılarından biri şudur:
E-6B aslında bir yolcu uçağı gövdesiyle yapılmış olsa da, insanlığın geliştirdiği en kritik “iletişim uçağı” sayılır.
E-6 Mercury, Pentagon tarafından işletilen en ölümcül uçak olabilir.
1992’de hizmete girdi
On altı adet E-6’dan ilki 1989 ile 1992 yılları arasında hizmete girdi. Bunlar , özellikle E-3 Sentry’de de kullanılan 707-320B Advanced olmak üzere, saygın Boeing 707 yolcu uçağının çok uzun bir askeri varyant serisinin sonuncularıydı.
Otuz bir iletişim anteniyle donatılmış olan E-6A’lar başlangıçta yalnızca denizaltılarla iletişim kurmakla görevlendirilmişti. Daha yakıt verimli CFM-56 turbojet motorlarıyla yeniden donatılan ve genişletilmiş yakıt depolarından faydalanan E-6A, havada on beş saate kadar veya havada yakıt ikmali ile yetmiş iki saate kadar kalabiliyor.
Çok Düşük Frekanslı (VLF) telsizlerini kullanabilmek için, bir E-6’nın yüksek irtifada sürekli bir yörüngede uçması gerekir; gövdesine ve kuyruğuna monte edilmiş VLF telsizleri, bir ila beş mil uzunluğundaki tel antenleri neredeyse dikey bir konumda takip eder!
VLF sinyalleri, binlerce mil uzakta, su altında saklanan Ohio sınıfı nükleer balistik füze denizaltıları tarafından alınabilir . Bununla birlikte, VLF vericilerinin sınırlı bant genişliği, saniyede yalnızca yaklaşık otuz beş alfanümerik karakterde ham veri gönderebilecekleri anlamına gelir; Acil Durum Eylem Mesajlarını iletmek için yeterlidir. E-6’nın sistemleri ayrıca, aşağıda patlayan nükleer silahlardan kaynaklanan elektromanyetik darbeye dayanacak şekilde güçlendirilmiştir.
1997 ile 2006 yılları arasında Pentagon, tüm E-6A filosunu çift görevli E-6B’ye yükseltti. Bu yükseltme, Mercury’nin yeteneklerini genişleterek, kendi savaş personeli alanı ile birlikte Havadan Nükleer Komuta Merkezi olarak hizmet vermesini sağladı.
Bu rolde, 747 Jumbo jet tabanlı dört büyük E-4 komuta merkezi uçağı için yedek görevi görüyor. E-6B, havadan fırlatma kontrol sisteminde ultra yüksek frekanslı telsizlere sahip olup, karada konuşlandırılmış balistik füzeleri yer altı silolarından uzaktan fırlatmasını sağlıyor; bu görev daha önce ABD Hava Kuvvetleri’nin EC-135 Looking Glass uçaklarına (bir başka 707 varyantı) atanmıştı.
Komuta merkezi görevi için E-6’nın mürettebatı on dört kişiden yirmi ikiye çıkarıldı ve genellikle bir amiral veya general de mürettebatta yer alıyor. Ek UHF telsizler, E-6B’ye hayatta kalabilir MILSTAR uydu iletişim ağına erişim sağlarken, kokpit 737NG yolcu uçağından alınan yeni aviyonik ve enstrümanlarla yükseltildi. E-6B, fotoğraflarda kanatlarına monte edilmiş ek bölmeleriyle ayırt edilebilir.
Şu anda iki Deniz Kuvvetleri Filo Hava Keşif Filosu E-6’yı kullanıyor: VQ-3 “Ironmen” ve VQ-4 “Shadows”, her ikisi de Deniz Kuvvetleri Stratejik İletişim Kanadı 1’e bağlı. Bunların ana üssü Oklahoma’daki Tinker Hava Kuvvetleri Üssü’dür, ancak düzenli olarak Kaliforniya’daki Travis Hava Kuvvetleri Üssü ve Maryland’deki Patuxent River Deniz Hava Üssü’nden de konuşlandırılırlar.
Her zaman en az bir E-6 havada tutulur. Denizaltı iletişim görevindeki E-6’lar genellikle okyanus üzerinde mümkün olan en düşük hızda, on saate kadar süren daireler çizerek uçarlar. Nükleer komuta merkezi görevini yerine getirenler ise genellikle Nebraska’daki Offutt Hava Kuvvetleri Üssü yakınlarında teyakkuzda kalırlar. E-6’nın nükleer görevi, operasyonlarını zaman zaman komplo teorisyenleri ve yabancı propaganda organları için de malzeme haline getirmiştir.
E-6 Mercury platformunun, hizmet ömrü uzatma programı ve sistemlerine ve telsizlerine yapılan sürekli iyileştirmeler sayesinde 2040 yılına kadar hizmette kalması bekleniyor.
Teknik Özellikler (E-6B)
Genel özellikler
- Ekip: 22
- Boş ağırlık: 172.795 lb (78.378 kg)
- Azami kalkış ağırlığı: 342.000 lb (155.129 kg)
- Motor: 4 × CFM International CFM56-2A-2 turbofan motoru
Performans
- Azami hız: 522 knot (601 mph, 967 km/h)
- Seyir hızı: 40.000 ft (12.192 m) yükseklikte 455 kn (524 mph, 843 km/h)
- Menzil: 6.600 deniz mili (7.600 mil, 12.200 km)
- Muharebe menzili: 6.350 deniz mili (7.310 mil, 11.760 km)
- Dayanıklılık: 1.000 deniz mili (1.200 mil; 1.900 km) mesafede istasyonda
- 10 saat 30 dakika yakıt ikmali yapılmadan
- Bir yakıt ikmaliyle 28 saat 54 dakika
- Birden fazla yakıt ikmali ile en fazla 72 saat.
- Servis tavanı: 40.000 ft (12.000 m)
- Maksimum eforla kalkış mesafesi: 5.400 ft (1.646 m)




.jpeg)





