Tatbikatta vurulan gemimiz: TCG MUAVENET

Türk Denizcilik Tarihi’nin en acı olaylarından biri, 1992’de yaşanan TCG MUAVENET olayıydı. ABD Uçak Gemisi Saratoga’dan atılan iki füze gemimizi vurmuş ve 5 askerimiz şehit olurken 20 askerimiz de yaralanmıştı.
Yer Saros Körfezi açıkladı… Tarih, 1 Ekim’i 2 Ekim 1992’ye bağlayan gece. Denizde NATO’nun “Display Determination 92” (Kararlılık Gösterisi) Tatbikatı yapılıyor. Bir anda ABD Donanması’nın uçak gemisi USS Saratoga’dan iki adet RIM-7 Sea Sparrow füzesi ateşleniyor. İki füze, Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG MUAVENET (DM-357) Muhribi’nin köprüüstü ve savaş harekat merkezini vuruyor.

Gecenin karanlığı TCG MUAVEMENT’teki patlamalarla aydınlanıyor. Ne yazık ki 5 denizcimiz füzelerin isabeti ile şehit oluyor. 20 personel yaralanıyor… 1992’de, Türkiye ve ABD arasında çok ciddi bir kriz yaşanıyor… İşte TCG MUAVENET’in yaşadıkları…
1943’te suya indirildi
TCG MUAVENET, Allen M. Sumner sınıfı muhrip mayın gemisiydi. İkinci Dünya Savaşı sırasında 1943 yılı inşa edilerek suya indirilmiş ve USS Gwin (DM-33) adıyla ABD Donanması’na katılmıştı. 1950’lerin sonuna kadar hizmette kaldı.
Ardından 15 Ağustos 1971’de Türkiye’ye devredildi. Gemi ülkemize geldikten sonra 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’na katılmış, 1992’ye kadar donanmanın aktif unsurlarından biri olarak görev yapmıştı.

NATO Tatbikatı
Tatbikat, ABD, Türkiye, Fransa, İtalya ve diğer NATO ülkelerinden onlarca gemi ve uçağın katıldığı yıllık birleşik kuvvet manevrasıydı. Kuvvetler “Brown-Kahverengi” ve “Green-Yeşil” olarak ikiye ayrılmıştı. Saratoga Brown kuvvetlerinde, TCG MUAVENET ise Hollandalı Amiral Kroon komutasındaki Green kuvvetlerindeydi. Senaryo gereği saldırılar simüle edilecekti; canlı mühimmat kullanımı planlanmamıştı.
Plansız atış
1 Ekim akşamı, Saratoga’nın muharebe yönlendirme merkezinde görevli subaylar, yakın mesafedeki “düşman” gemilere karşı plansız bir Sea Sparrow tatbikatı yapmaya karar verdi. Sea Sparrow füzesi, gemilerin yakın hava savunması için kullanılan kısa menzilli bir satıhtan havaya füze.
Temel amacı, gemiye yönelen uçakları ve özellikle alçaktan gelen gemisavar füzeleri imha etmek. Kullanılan füze, AIM-7 Sparrow havadan havaya füzesinin deniz versiyonu. NATO ülkelerinin gemilerinde nokta savunma sistemi olarak görev yapıyor. Füze, Yyarı aktif radar güdümlüdür; hedefin geminin aydınlatma radarıyla işaretlenmesi gerekir.

Atış için onay
Karar, geminin komutanı Yüzbaşı (Captain) James M. Drager ve ilgili amiral seviyesinden onay aldı.
Sea Sparrow ekibi gece yarısına doğru uykudan kaldırıldı. Personele bunun yalnızca bir tatbikat olduğu net biçimde iletilmedi.
Sistem operatörü, canlı atışta kullanılan “arm and tune” (silahı hazırla ve ayarla) terminolojisini kullandı. Denetleyen subaylar bu ifadenin canlı atış anlamı taşıdığını kavramadı veya uyarıları dikkate almadı.
Kayıtlara geçen konuşmada, füzeler ateşlendikten sonra bir teğmenin “Kuşlar yolda mı?” sorusuna atışı yapan astsubay “Gerçek dünya sandım” yanıtını verdi. Teğmen ise “Bunun gerçek olduğunu hiç söylemedim, tatbikat” diye karşılık verdi.

Saat 00.00 civarında, yaklaşık üç deniz mili mesafeden iki Sea Sparrow füzesi art arda fırlatıldı. Uçuş süresi yaklaşık 17 saniyeydi. Birinci füze TCG MUAVENET’in köprüüstüne ve muharebe bilgi merkezine isabet ederek burayı tahrip etti. İkinci füze kıç cephaneliğe çarptı ancak tam infilak etmedi. Yakındaki ABD gemileri yangın söndürme ve tıbbi tahliye için müdahale etti. Gemi komuta kademesini kaybetmiş durumdaydı.
5 denizcimiz şehit oldu
Füzenin vurması ile Gemi Komutanı Kurmay Yarbay Levent Kudret Güngör, Uçaksavar Yardımcı Subayı Teğmen Alper Tunga Akan, Telsiz Astsubayı Serkan Aktepe, İkmal Çavuşu Mustafa Kılıç ve Er Recep Atak şehit oldu. Gemide 20 askerimiz de yaralandı.

Soruşturma başlatıldı
ABD Donanması soruşturma kurulu oluşturuldu. Bu kurul, üç amiralden oluşuyordu. Olayla ilgili kasıt, bilgisayar arızası veya sistem arızasını dışlandı. Temel nedenleri şöyle sıraladı:
Son dakika kararlaştırılan plansız tatbikat, gece uykudan kaldırılan personele bunun simülasyon olduğunun açıkça söylenmemesi, canlı atış terminolojisinin yanlış kullanılması ve komuta-kontrol zincirindeki iletişim kopukluğu.
Kurul, “Derin köklü eğitim ve yapısal eksiklikler” tespit etti. Türk kamuoyunda ise şüpheler uzun süre devam etti. Sea Sparrow’un ateşlenmesi için birden fazla onay ve ayrı istasyonlarda işlem gerektiği, her iki füzenin de isabet kaydettiği ve olayın dinlenme/yeşil periyotta yaşandığı gerekçe gösterilerek “kaza” açıklaması ikna edici bulunmadı.
ABD tarafı bunu reddetti; soruşturma metinleri kasıtlı hareket bulunmadığını kaydetti.
Füzeleri fiilen ateşleyen personel cezalandırılmadı. Geminin komutanı James M. Drager, dört subay ve üç astsubay amiral seviyesinde yargısız idari cezaya çarptırıldı. Bu cezalar fiilen kariyerlerini sonlandırdı. Ancak mahkeme-i harp açılmadı.
Dönemin ABD Başkanı George H. W. Bush, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Süleyman Demirel’i arayarak özür diledi. NATO Güney Komutanı da Ankara’ya giderek üzüntüsünü iletti.
Tazminat ve hukuki süreç
Bireysel düzeyde parasal tazminat ödenmedi. 29 Eylül 1994’te Muavenet personeli ve yakınları, ABD hükümetine karşı Public Vessels Act ve Death on the High Seas Act kapsamında dava açtı Dava iki haksız ölüm ve yaklaşık 299 yaralanma talebini kapsıyordu.
Bölge mahkemesi ve 20 Şubat 1997’de 11. Temyiz Mahkemesi davayı “yargıya elverişli olmayan siyasi mesele” (nonjusticiable political question) gerekçesiyle reddetti. Gerekçe, mahkemelerin askerî karar alma ve dış politika alanına müdahale edemeyeceğiydi.
Yüksek Mahkeme de temyizi kabul etmedi. Diplomatik düzlemde ABD, olayın telafisi kapsamında Knox sınıfı fırkateynleri Türkiye’ye hibe etti. Bu gemilerden USS Capodanno, TCG MUAVENET (F-250) adıyla Türk Donanması’na katıldı. Toplam 8 adet Knox sınıfı gemi, Türk Deniz Kuvvetleri’ne katıldı.
Gemi hurdaya çıktı
Hasarlı TCG MUAVENET (DM-357) ise onarılamayacak durumda görülerek söküme gönderildi. Olay, NATO tatbikatlarında canlı mühimmat ile simülasyon ayrımının ne kadar kritik olduğunu ve müttefik gemiler arasında iletişim protokollerinin zayıf noktalarını ortaya koydu.
ABD tarafı bunu eğitim ve prosedür hatası olarak kapattı. Türkiye’de kamuoyunda ise TCG MUAVENET olayının acısı, uzun yıllardır sürüyor.
Kazada şehit olan TCG MUAVENET’in komutanı Kurmay Yarbay Levent Kudret Güngör’ün adı, uzun yıllardır Türk Deniz Kuvvetlerindeki yüzer unsurlara açık denizlerde ikmal sağlayan Akar sınıfı akaryakıt ikmal gemilerinden ikincisine verildi.
(A-595) TCG YB. KUDRET GÜNGÖR, İstanbul merkezli Sedef Tersanesi’nde 2011’de üretildi. TCG YB. KUDRET GÜNGÖR, sivil bir tersanede üretilmiş ilk askeri gemi oldu. Gemilerde bulunan iki direk aynı anda iki gemiye yakıt ikmali yapılmasına olanak sağlıyor.











