ABD süpersonik uçuş yasağını kaldırmaya hazırlanıyor
Süpersonik yolcu uçağı denildiğinde akla hemen Concorde geliyor. Paris’teki Le Bourget Havalimanı’nın arazisinde bulunan Musée de l’Air et de l’Espace’de görme şansını bulan fanilerden birisiyim.
Aşağı-yukarı hareket eden burnu, süperseyir yeteneği, değişken geometrili hava alığı, ogival delta kanadı, değişken geometrili egzozu ve daha fazlasıyla 1970’lerin uçağı olmasına rağmen, süpersonik yolcu uçağı tasarımının birçok temel prensibini taşıyor.
Yeni nesil uçaklar da yine benzer konular için benzer çözümler arıyor. Ve, bugün de FAA/EASA’nın önünde çözülmesi gereken sonik patlama problemi var.

Sonik patlama
Bir uçak ses hızını geçtiğinde basınç bozuşumları birleşerek güçlü aerodinamik şok dalgaları oluşturur ve bunlar yerde büyük bir “patlama” gibi algılanır.
Sonik patlamanın insanlar ve yapılar üzerindeki gürültü etkisi nedeniyle 1973’te getirilen “14CFR91.817 – Civil Aircraft Sonic Boom” gereği Concorde’un ABD üzerinde karada Mach 1’in üzerinde uçması yasaktı.
Öte yandan, Avrupa’da da “ticari uçuşlar için” benzer uygulama mevcuttu.
Gerçi, bugünkü anlamda Avrupa’da EASA yoktu; her ülke kendi kuralını işletiyordu.
Concorde ancak okyanus üzerinde Mach 2 civarı uçabiliyordu.
Bugünse FAA artık farklı düşünüyor.
2 Temmuz 2026’da “Enabling Supersonic Overland Flight” başlıklı bir düzenleme önerisi yayımladı.
Amaç, “performansa ve gürültü seviyesine dayalı bir sistem” koymak.
Gürültüyü kontrol altına alabilmek
Artık yaklaşımı “Mach 1’i geçemezsin” değil; “Mach 1’i geçebilirsin, fakat oluşturduğun sesin yerde belirlenen standardı karşılaması gerekir”!
Yani, mesele sonik patlamayı tamamen ortadan kaldırmak değil; şok dalgalarının yere ulaşma biçimini değiştirmek ve enerjisini azaltmak.
Bugün Boom Supersonik’in Overture ve Spike Aerospace’in S-512 Diplomat platformları öncü çalışmaların en bilinenleri sanırım.
Ama, bence geleceği belirleyecek ise NASA’nın X-59’u.
Uçağın uzun ve özel biçimli burnu ile gövde-kanat geometrisi, şok dalgalarının birbirleriyle etkileşimini kontrol ederek yerde çok daha hafif bir ses oluşturmayı hedefliyor.
Bu artık yalnızca laboratuvar çalışması da değil.
NASA’nın X-59’u 5 Haziran 2026’da ilk süpersonik uçuşunu gerçekleştirdi; yaklaşık Mach 1,1 ve 43.400 ft irtifaya çıktı.
12 Haziran’da ise gelecekteki toplum üzerindeki testlerin hedef koşulu olan Mach 1,4 ve 55.000 ft seviyesine ulaştı.
NASA’nın Eylül başındaki açıklamasına göre X-59 25 test uçuşunu tamamladı ve yılın ilerleyen döneminde “akustik doğrulama” aşamasına geçmeye hazırlanıyor.
ABD’de seçilmiş yerleşim bölgelerinin üzerinden uçacak.
NASA’nın amacı binlerce kişiden algı verisi toplamak ve kabul edilebilir gürültü sınırlarını belirlemek!
FAA kalkış ve iniş için ayrı gürültü standartları üzerinde çalışıyor.
2027 ortalarına kadar tamamlamayı hedefliyor.
Eğer yolunda giderse ABD’de sivil süpersonik uçuş artık “sertifikasyonla kazanılabilen normal bir operasyon” haline gelebilecek.
Ve belki de asıl yarış bundan sonra başlayacak!










