Başka bir gün

Bugün başka bir gün.

 

Kaybedişin bendeki zaferi, bu sebepsiz huzurun sebebi yine sensin. Yok artık aklımı kurcalayan evhamların. Yok artık içimdeki dayanılmaz ağırlığın.

Artık uyanma vakti…

 

Vakit bir kuş olup süzülme zamanıdır. Ardıma seninle ilgili ümitlerimi bırakıp, hep hayal ettiğimiz gibi yakamozlardan kayık yapıp ufukta kaybolma vaktidir. Belki de gerçekte var olmamandır beni mutlu eden. Vücudu olmayan bir yakamoz gibi elle tutamadığımız sevdanın avucumuzdan akıp gitmesi belki … Kimbilir?

 

Sevda dediğin basit bir şey olmasa gerek.

 

Sudan sebeplere yenik düşmektense, kaya gibi dimdik durmaktır benim sevdam. Öyle her rüzgar estiğinde tüy dökmeyen cinsten hemde. Sevmenin acıyla karıştığı, hislerimin her kalp atışımla yoğunlaştığı bir duygu.

 

Dedim ya bugün başka bir gün.

 

Aşk yolcusu kalmasın, gemi kalkıyor…

Yolculuk

Bu yolculuk nereye? Kimden bu kaçışın?

Yanıtı beklenmemiş soruların beynimde uçuşuyor. Acaba ile biten her cümle gibi yarım kaldım. Mutlaka bir şey eksikti diyorum kendime. Bu ilişkide yaşanacak şeylerin önüne siper olan bir şeyler. Açık sözlülükten, sevgiden ve gerçeklerden bu kadar uzakmıydık? Yoksa yeterince sahici olamadık mı kendimize?

Anılar biriktirelim dedik. Minicik dünyamızda başbaşa arayacaktık mutluluğu. Başımızdaki tüm sorunları arkamıza alıp, önümüze bakacaktık. O ne der, bu ne düşünür diyenlerin yüzüne haykıracaktık düşümüzü. Olmadı. 

Önyargımıza yenildik. Karşımızdakinin yerine de düşünme hatası yaptık zaman zaman. Sanrılar bizi çepeçevre kuşattı, gözlerimiz kuşku bulutundan sıyrılıp parlayan güneşi göremedi hiç.  

Gerçeklere alışmak gerek.

Al küfeni Zambak'ım, gideceğin yol vardır.